Cahil kişilerin ruhu gübrelenmemiş, sürülmemiş topraklar gibi katıdır. Önyargılar bu ruhlara, kaya diplerinde biten otlar gibi sımsıkı yapışır, inatla büyürler.
Bazen canımız bize yasak olan bir besini çeker, ayaklarımız bizi yanlış yollara sürüklemeye çalışır. Böyle zamanlarda ne ruhumuzu perhize koymaya hacet var ne de hareketsiz kalmaya. Yapacağımız iş ruhumuza başka türlü bir besin bulmaktır: yasak olan meyve kadar doyurucu ama daha temiz daha yararlı bir şey. Ayaklarımızı daha doğru bir yola çevirmeliyiz: öteki yoldan daha çetin bile olsa aynı derecede geniş, oyalayıcı bir yol bulunabilir…