Kübra A., Cemile'yi inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 1 günde · 6/10 puan

Bir adet Oynak Cemile
Bir adet Acıma Yakarım Daryan
Bir adet Tüm Hikaye Boyunca İlahi Bakış Açısıyla Bunların Yanında Takılan 14'lük Geleceğin Ressamı

Şimdi buraya oynak yerine başka bir kelime yazardım da nasıl olsa emojilerle ciddiyeti delinen sitemize o tür kelimeleri de ''rahat rahat'' yazdığımız günler gelir, o zaman yazarız, rahatlık önemli. Biz ki kelimelerle gülemediğimiz ve öfkelenemediğimiz, daha doğrusu, kendimizi ifade etmeye üşendiğimiz için ilk çağlara dönüp mağara yaşantısı zamanındaki yazılara öykünüp, emojileri bulmuş bir çağın kutlu insanlarıyız! Artık çivilere de gerek yok üstelik! Tık, bitti. Hatta artık dokunurken tık da demiyor telefonlar, öyle bir muhteşem çağ. Konu dağılmadan Jemiile'ye dönelim.

Bu kitap Cengiz Aytmatov ile tanışma kitabım oldu, uzun zamandır merak ediyordum. Bu aralar pek vaktim olmasa da inceliğine dayanarak etkinlik sayesinde okumaya niyet ettiğim ve iyi ki okuduğum bir kitap oldu. Aytmatov'un dilini çok sevdim. Su gibi, tertemiz aktı gitti kitap. Burada çevirmen Refik Özdek'i de anmak gerek, onun için de Değerli Ayşe Y. ablama teşekkür ederim. Onun siteye yazdığı yorumlarla, Refik Özdek'i tercih ettim, çok da güzel oldu. Üslup, istediği duyguyu verme benim için tam tadındaydı. Kendime kitap almama sözü verdiğim için bu senelik Aytmatov maceramız burada noktalanıyor. Seneye Ötüken Neşriyat sitesinde %40 indirim yapana kadar bekleyeceğim. O vakit beni annem bile durduramaz, o ki kitaplarımdan bıkan kadın, ama bundan da gurur duyan klasik huysuz ve tatlı kadın ve terlikli kadın.

Bundan sonrası sürpriz bozan içeriyor. (Tatar Ramazan'ı anasım geldi.)

Şimdi Jemiiile'ye gelelim. Hikaye savaşta olan Özbekistan mı Kırgızistan mı anlamadığım bir yerde, köydeki erkeklerin cepheye gittiği, kadınların erkek işlerini yapmak zorunda kaldığı bir zamanda geçiyor. Cemile, köyün genç, güzel mi güzel, işveli cilveli, oynak gelinlerinden biridir. Ama oynaklık olsun diye değil, sadece rahat biri. Sadık, cepheden gönderdiği mektuplarda, karısına ancak bir selam yazabilen, ama köyün adetlerinden ötürü daha fazlasını yazamayan, Cemile'nin kocasıdır. Şimdi burada adetleri sorgulayacağım: Kitabın ilerleyen kısımlarında birkaç asker köyün oralardan geçiyordu ve köyün kızları ile sanki avratlarıymış gibi şakalı şukalı hareketlerde konuşmalarda bulundular. Bunu köyün yaşlıları neşeyle izledi. Bu ayıp ve saçma değil de, bir kocanın karısına mektup yazması ya da yazdığı mektuba bundan sonrasını karım okusun diyerek birkaç hasret cümlesi iliştirmesi mi ayıp? O askerlerle Cemile, bir güzel fingirdedi. Öpücük verdi falan, ''Sen hayırdır kız?'' Ben böyle saçmalık görmedim, bu nasıl iştir. Bırak böyle cilveli boğuşmalar, dereye atmalar, öpücük!!!! vermeler falan, elin adamı gelecek, köy yerinde bir kıza şöyle bir bakacak, onun gözünü oyarlar gözünü, oymalı da zaten. Bu kısmın gerçekliğini bir sorguladım. Yani o devirde ya da herhangi bir devirde böyle bir serbestlik mümkün mü? Bunu merak ettim.

Cemile... İlk sayfalardan itibaren, farklı kişiliği ile dikkat çeken, herkese karşı çok rahat bir kızdı. O kadar sağa sola kahkalar atarsan, eninde sonunda herkesin gönlü düşer. Bu bir gerçek. Bir de ne bileyim, en sonlara doğru ''Samanlıktan kaldıramadım samanı da Zühtü'' yani, samanı güzel kaldırdılar.

Peki o 14'lük? Ona ne demeli? 14'lük dediğime bakmayın, çocuğun sadece 15 yaşından küçük olduğu belirtilmiş o kadar. Ben böyle yazmak istedim. 14'lük deyince tabanca gibi oluyor. :) En sonunda kurşunu adres sormadan Sadık yedi.

Hasılı kelam, tabancalar patlarken, Jemile kız koşarken, türküler eşliğinde gönülde saman havalandı. Olmaması gereken şeyler oldu. Onaylamadık ama yapacak bir şey yok. Davulcular zihnimi delerken, incelemenin sonuna gelmiş bulunuyorum. Bu ay artık bir şey yazmam diyordum ama tutamadım kendimi, hayırlı sahurlar. :)

@Pesa, Alemdağ'da Var Bir Yılan'ı inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · Puan vermedi

Merhaba sevgili okurlar. Öncelikle, uzun zamandır okumayı düşündüğüm Alemdağ'da Var Bir Yılan kitabını okumama vesile olan https://beta.1000kitap.com/gingerbread ve https://beta.1000kitap.com/AkakiAkakiyevic a teşekkür ederek yazıma başlamak istiyorum.

İlk önce size kitabı nasıl elde ettiğimi yazayım. Bir gün sitede dolaşırken bir kitap hediyesi çekilişi gördüm. Sevgili https://beta.1000kitap.com/Aczbirisi "Alemdağ'da Var Bir Yılan" kitabını hediye ediyordu. Normalde pek katılmam bu tür etkinliklere ama Sait Faik'in bu kitabını okumak istiyordum. Neden olmasın, dedim ve katıldım. Kitap bana çıktı. Çok mutlu oldum. Kendisine tekrar teşekkür ederim.

Kitabı çok istiyordum, çünkü; Sait Faik deyince aklıma ortaokul yıllarım geliyor. Türkçe öğretmenim, bize okuma alışkanlığı kazandırmak için Sait Faik'i anlatmıştı. Bilirsiniz. Hani şu malum hikaye: Sait Faik'in Seçme Hikayeler kitabındaki, "Haritada Bir Nokta" adlı hikayesinde geçer. Hikayenin sonunda şöyle yazar: "Söz vermiştim kendi kendime. Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin ölümü bekleyecektim. Hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. Koştum tütüncüye, kalem kağıt aldım. Oturdum. Adanın tenha yollarında gezerken canım sıkılırsa küçük değnekler yontmak için cebimde taşıdığım çakımı çıkardım. Kalemi yonttum. Yonttuktan sonra tuttum öptüm. Yazmasam deli olacaktım."

Öğretmenim bu hikayeyi anlattığında içim yazmak ve okumak aşkıyla dolup taşmıştı. (Yalnız, öğretmenim de öyle tutkulu, öyle yaşayarak anlatırdı ki; sanırsınız Sait Faik mezarından kalkmış gelmiş kendini anlatıyor. Kendisi bana şiiri de sevdirmiştir. Ahmed Arif'i, Cahit Sıtkı'yı, Orhan Veli'yi, Atilla İlhan'ı ve daha nicelerini onun sayesinde tanıdım ve sevdim. Her ders mutlaka bir şiir okuyarak başlardı derse. Türkçe derslerini iple çekerdim. Edebiyata olan merakım buradan gelir.)

Bu hevesle ben de yazayım dedim. Bir şeyler karalamaya başlamıştım. İlk yazdığımda, sanki şaheser yazmışım gibi mutlu olmuştum. Bir ay sonra yazdıklarımı tekrar okuyunca "Bunları mı yazmışım?" deyip, yırtıp, çöpe atmıştım. Şimdi elimde hiçbir şey yok. Yazmayı da bıraktım. İleride belki tekrar denerim.

Kitaba döneyim. Alemdağ'da Var Bir Yılan, hepsi birbirinden güzel 17 hikayeden oluşuyor. Ben en çok; "Yalnızlığın Yarattığı İnsan", "Dülger Balığının Ölümü", "Kafa ve Şişe" ve "Yılan Uykusu" hikayelerini beğendim. Sait Faik yine; denizi, maviyi, balıkları, ağaçları, yeşili, bulutu, yalnızlığı ve sevgiyi kendine has üslubuyla yazmış. Günlük hayatımızda sadece bakıp geçtiğimiz, önem vermediğimiz ayrıntıları görmüş, görmemizi sağlamış, anlatmış. Tadına doyamadım.

Herkesin kitaplığında olması gereken bir kitap. "Yazmasam deli olacaktım." diyen yazarın kitabı. İyi ki yazmış.

Bayan Okur, Bayan Peregrine'in Tuhaf Çocukları'ı inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · 8/10 puan

!!!!SPOİLER İÇERİR!!!! ️️️
Kitap arkadaşımın kitabın kapağına hayran olup sen kitap okumayı seversin diye bana hediye almasıyla elime geçti. Beklemiyordum bu kadar saracağını, bir anda ilk görünce biraz daha basit bir kitap olduğunu düşünmüştüm fakat çok beğendim. İşlenen hikaye mükemmeldi. Kitaptaki tek kusur diyebileceğim şey çok yavaş ilerliyordu. Bazı kısımlar sadece yazı çok olsun diye var gibiydi. Kitabın genel olarak konusu hakkında da ufak bir ipucu vereyim:
Jacop karakteri dedesinin kendi hayatıymış gibi anlattığı masallarla büyür, dedesine tapar derecesinde bağlıdır. Fakat dedesi bir gün aniden tehlike altında olduğunu arayarak ona söyler. Ve dedesinin ölümünün ardından ortaya çıkan bazı şeyler Jacobu araştırmaya iter ve aslında ona masal gelenlerin dedesinin kendi hayatından kesitler olduğunu öğrenmesi çok uzun sürmez.
Biraz fazla mı spoiler oldu bilmiyorum. Ben okurken keyif aldım sizin de her kitapta birbirinden güzel keyifler almanız dileğiyle

CeyrekAsir, Profesör'ü inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 4 günde · 5/10 puan

Yazarın ilk okuduğum kitabı. Çok da olumlu yorumlar yapamayacağım zira çok büyük beklentilerle elime almıştım kitabı. Olaylar çok da öyle birbirini takip etmiyor, kitap hızlı başlıyor ve bir anda yavaşlıyor. Mantık hataları çok gözüme çarptı. Bazı yerlerde hikaye sürünürken bazı yerlerde bir anda sonuca ulaşılmış. Dan Brown'un Cehennem kitabındaki olay geçişleriyle çok benzer hatalar var. Ama kitap sakın okumayın diyemeyeceğim kadar da kötü değil.

Coolllcocug, Kıyısızlar'ı inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 10/10 puan

Hikaye şeklinde anlatmiş hikayeler birbirene benziyor du bazi etkileyic sozler ve kelimeler kullanmiş en etkilediğim kisim hayatimin şiirleri orda guzel şiirler vardi yani aşikça yazilmiş gibi bide kitap akip gidiyor yani bu kadar hizli okuduğum kitap olmamişti yani okumanizi tavsiye ediyorum.

Çok eski ve uzun bir hikaye: Bir kadın, bir adamı gerçekten çok sevdi.

Cansu SARIOĞLU, bir alıntı ekledi.
7 saat önce

Hikaye tarihteki en büyük fatihle başlıyor, bu fatih olağanüstü hoşgörülü ve uyumlu, dolayısıyla insanları ateşli taraftarlara çeviriyor; bu fatihin adı para.

Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah Harari (Kolektif)Hayvanlardan Tanrılara: Sapiens, Yuval Noah Harari (Kolektif)
Kübra Nur, Palto - Burun'u inceledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · 7 günde · 7/10 puan

"Palto da paltoymuş, ha!"
Gogol'ün ilk kitabı oldu okuduğum, Bir delinin hatıra defteri'ni çok merak ediyordum Palto'dan sonra onu da okuyacaklarım arasında ilk sıraya koydum. (O ilk sıra baya kalabalık da neyse)
Palto, çok doğru bir eleştiri ve sarsıcı bir hikaye. Çok dokundu bana açıkçası.
Burun ise bambaşka bir noktaya parmak basan muhteşem bir hikaye. Bir sürü anlamı olabilir bana biraz da, yaa işte bir burunun kıymetini gördün mü deyip şükrettirdi biraz da. Ee tabi içinde bir sürü mesajı da vardı. Sonuç olarak güzeldi.

Hidayet Ç., Cengiz Han'a Küsen Bulut'u inceledi.
 8 saat önce · Kitabı okudu · 2 günde · Beğendi · 9/10 puan

Kitabı bir etkinlik dahilinde okumak nasip oldu iyiki de okumuşum. (#28739532) .Etkinliği düzenleyenlere teşekkür etmek istiyorum buradan.
Cengiz aytmatov 'un okuduğum ikinci kitabıydı bu ve çok beğendim gene yazar kitaplarında işlediği konuları öyle güzel ele almışki insanın okudukca okuyası geliyor.Özellikle vermek istediği mesajları bi olay örgüsü etrafında veren yazarları ayrıca seviyorum bu sebepten ötürüde cengiz aytmatov çok daha hoşuma gitti.
Kitabın incelemesine gelirsek kitapta Abutalip isimli bir adamın Tansıkbayev isimli bir SSCB subayı tarafından tutuklanıp sorgulanmasını konu alıyor. Kitabın bir bölümünde Cengiz Han ile ilgili bir hikaye anlatılıyor zaten kitapta ismini bu hikayeden almış.Hikaye beni gerçek anlamda etkiledi yazarın kalemine sağlık.Hikayede Cengiz Hanın emirine karşı gelen iki aşık anlatılıyor kitap bu hikayede güzel bir şekilde sosyalizmdeki totaliter devleti eleştirmiş.Yazarın edebi hayatının başlarında sosyalist olduğunu öğrendikten sonra Cengiz Aytmatov daha bir büyüdü gözümde...

Velhasıl kitabı okuyun okutturun efendim...

Beğendiğim bazı yerler :

#29791367
#29798354
#29802860
#29802910

Güzel Çolak, Mavi Lale'yi inceledi.
 8 saat önce · Kitabı okudu · 12 günde · Beğendi · 9/10 puan

Hani kitabın bir yerinde yazarın da mana olarak dediği "Aslında ben de bunları hissetmiştim, aynı duyguları yaşamıştım da hiç bu şekilde ifade edememiş böylesine yazıya dökememiştim." gibisinden bir cümlesi vardı ya işte onu öylesine benim kurduğum bir cümle gibi hissettim ki... Aslında kitabın yazarını tavsiye olarak tanımış ve kitabın içine dahi bakmadan almıştım elime ki ilk açtığımda kısa yazılardan oluşması beni endişeye düşürdü pek sevemeyeceğim kanısı uyandırsa da fikrimde cümleler bir bir düştü yüreğime ve kayboldu tüm olumsuzluklarım. Hatta ilk başta cümlelerin kuruluşunu yadırgamam sonra ise yadırgayışıma hayran kalışım...Yüreğe değen bir yani vardı kısacası. Birçok kısa yazı ve birçok yöne yönelme ve Bir'de son bulmak en nihayetinde.. Hele bir de "Çok Sade Bir Hikaye" var ki beni benden alan! Sonlara doğru ise dünya klasiklerine yer verip eleştiriler ve yorumlar üzerinde duran yazar aslında bir yandan da okuma rotası önermiş bizlere. Hatta burdan birkaç okuyacağım kitabı bile belirledim diye bilirim. (Gerci bu bölümün dili diğerlerinde ki içtenliğin olmaması nedeniyle 1 puan eksik vermeme neden oldu ama olsundu. Du'nun altı çizili yazarin ve yapyakın bir dostun kullanımı benim için. ) Şimdi en çok beğendiğim klasik olan "Diriliş" i okuma listeme ekliyorum ve yazarın okumaya başladığım ikinci kitabını heyecanla bitirmeyi bekliyorum. Hayırlı Ramazanlar.