Hilal

Hadir, her seferinde üstünden kalkıp tekmeliyor, dövüyor, küfrediyor. İlk önce küfürleri öğrendim Nenanne. Tüm erkeklerin geçmişine artık dört dilde küfür ediyorum. Bugün “ Bir cenaze getirmisim lanet olası adadan!” diy tükürdü yüzüme. Karpuzun keleğine denk gelmiş tüccar gibi ettiği masrafa yangın.
Reklam
Koltuğunda bazen karpuz, bazen patates, soğan, üzüm gibi öteberi ile geldiğinde iki oğlu koşup elindekiler asılıyor. Kızlar çekingen. Onları bir kez kucakladığını görmedim. Gerçi oğullarını da kucaklamıyor ama şeker veriyor, leblebi getiriyor. Ona bakarken sanıyorum ki eline bir silgi geçse kadınların gölgesini siler. Bir kalem geçse eline… Düşünmek bile istemiyorum Nenanne.
“Yolu tarif edebilmenin mümkün olduğunu sanırız. Sokaklara, köylere, şehirlere verdiğimiz isimlerden öte değildir tarifimiz. Yol tarifsizdir. Yolcunun yüreğindeki çentiklerdir.” 
Avare de cümbeze konmuştu. Uçamayıp dalda öylece bekleyen kuşu yakalamaya niyet ettiğimde korkmuştun. Kargayı yakaladım ve indim ağaçtan. Kanatlarını yoklayıp: “Uçamaz, buraya mahkum.” dedin ve buruşuk dudaklarından: “Sürüsünden kimse uğramadığından belli. Düşeni kuşlar da görmez.” döküldü. Sözlerin şimdi neden ok oldu? Nenanne’m ben de düştüm mü? Avare iyileşti, bir daha uçamadı düşlerim dışında. Arada dökülen tüylerini topladım kanat yapmak için. Tamamlanmadan yuvadan uçuverdim.

Hilal

, bir kitap okudu
Puan vermedi·192 syf.·
1 saatte okudu
·
Okunma: 26 Mart 2026 03:22
·
2026 2. kitabı
Yoonha Byun
5.9/10 · 1.107 okunma
Reklam