Kitabı bir kaç dakika önce bitirdim ve hemen inceleme yazmak istedim. Öncelikle kitabın adından dolayı olayların Genç Kızlar etrafında döneceğini düşünmüştüm ancak ana karakter Mariana etrafında dönüyor. Mariana’da sürekli Sebastian diye zırlayınca ortaya sıkıcı bir olay örgüsü çıkmış.
Bir kaç yıl önce yazarın Sessiz Hasta kitabını okumuştum, bu kitaptan da aynı performansı beklemiştim ama ne yazık hayal kırıklığına uğradım. O kitap kesinlikle çok daha mükemmeldi. Ancak kitabın Sessiz Hasta ile bir bütün gibi olması hoşuma gitti, her göndermede yüzümde bir gülümseme oluştu.
Yitik Kızlar çok yavaş ilerliyor, yeni cinayetler işlendiğinde bile heyecanlanmıyorsunuz çünkü tüm her şey Mariana’yı anlatıyor. Son 50-60 sayfası kitabın kalanına kıyasla daha akıcıydı.
Sonu konusundaki düşüncelerimden çok emin değilim. Sebastian’ın kitap boyunca övülmesinden anlaşılıyordu adamda bir halt olduğu ancak o haltın pedofililik olduğunu düşünmemiştim. Öte yandan asıl katilin Fosca olmadığı çok belliydi, sonuçta bir ters köşeye ihtiyaç var ve bu da ana karakterin güvendiği birini katil yapmaktan geçiyor. Fred olduğunu düşünmüştüm, Zoe bana böyle cinayetler işleyecek sonra da sıyrılacak kadar zeki ve soğukkanlı gelmemişti. Ne yazık ki katilin bulunması bana tatmin duygusu vermedi. Asıl tatmin duygusunu Sebastian’ın şerefsizin teki olduğunu anladığımda yaşadım, bu kadar övgünün bir sonu olmalıydı.
Kitabın en sonundan bahsetmek gerekirse, biraz havada kaldı ama yazarın diğer kitabında da böyle olduğu için çok sorgulamak istemiyorum. Mariana’ya biraz üzüldüm, kendisini sevilmeye layık hissettiren tek adam da onu öldürmeyi planlamış sonuçta. Ama yine de aklımın bir köşesinde acaba Zoe takıntılı bir manyak mıydı diye düşünüyorum. Acaba Sebastian’ın yazdığı söylenen mektubu kendi mi