Tuhaftır ki sözsüz iletişim bazen sözlü iletişimden daha iyi olabilir. Sessizlik sesten fazlasını söyleyebilir, aynı şekilde bir kimsenin yokluğu, varlığından bile çok yer kaplayabilir.
“Önemsediğimiz insanlarla zaman geçirmek bize verilmiş bir armağandır. Eksik kalsa da. Birlikte geçirdiğimiz süre, bizim umduğumuz biçimde veya umduğumuz zamanda sonlanmasa da. Hatta terk edilsek bile.”
Bunca zaman öykümüzü, bizim öykümüz sanmıştım. Meğer senin kendi öykün varmış, benimse kendi öyküm. Öykülerimiz bir süreliğine çakışınca tek bir öykü gibi gözükmüşler. Oysa farklı farklı öykülerimiz varmış aslında. Böylece bir şeyin ayırdına vardım: Herkesin öyküsü başından sonuna kadar farklıdır. Bir süreliğine ikisi birmiş gibi gözükse bile kimsenin öyküsü aslında kimseninkiyle birlikte gitmez.