Anları insanlardan daha çok seviyordum. Anlar sizi hayal kırıklığına uğratmıyordu ama bazen o anları yaşadığınız ve yaşarken size hayal dahi edemeyeceğiniz kötülükleri dokunan insanlar oluyordu. İnsanlar hakkında sadece birkaç şey biliyordum ve aralarında pek iyi düşünce yoktu.
Önümdeki karanlık geceye odaklanmıştım; ışıklara, müziğe, rüzgâra... Yaşadığım ana odaklanmıştım. Buradaydım. Onunla buradaydım ve bu neden iyi hissettiriyordu?
Ben resimleri seviyordum; müziği, kitapları, balerinleri... Kalabalık bir ortamda, çalan şarkıya eşlik eden yarı sarhoş insanların o müziği kirletmesini değil.
İnsanlar ve aileleri diye düşündüm o an... Hepimizin ailesi kendi çıkmaz sokağımızdı ve kimimiz o duvarı kırıyorduk, kimimiz o duvarın üzerinden atılıyorduk.