Geri Bildirim
  • SALAT VE SELAM KUTLU NEBİYE OLSUN ...

    Hayat ve insanlık şekillendirilirken bizlere somut yaşayan bir örnek kalması onurdur. Bizler onu görmeden sevmiş , acısı acımız olmuş , ebedi hayatta kurtuluş reçetesi olarak şefaatçi bellemişiz bu kutlu Nebiyi...

    O olmasaydı alemler olmaz bizler belki de bu dünya'ya hiç gelmemiş olacaktık. Ama zat-ı Zülcelal bilinmek ve rahmetiyle insanları kuşatmak istemiş her bir dönemde peygamberler göndermiş. O'nu tüm hatlarıyla idrak edip nereden gelip nereye gideceğimizi iyice bilelim diye . Böyle bir lütuf ve kerem sahibi Allah elbette övülmeye değerdir . Peygamber efendimiz de bir beşer ve ölümlü iken ; ölümsüz ve diri olan yanlızca Allah'tır .


    Dünyayı şereflendirdiği andan itibaren insanı hayrete düşüren olaylar yaşanmış Mekke'de . Cahilliğin , yobazlığın zinanın kol gezdiği bir devirde doğmuş gülümüz. Kız çocuklarının diri diri gömüldüğü vahşetin insanları esir aldığı o çağda Allah dinini tamamlamak üzere elçisini göndermiş . O kutlu nebi şirkin putperestliğin hakim olduğu o coğrafya'da türlü türlü zorbalıklara hakaretlere düçar olmuştur . Gözler görür lakin gönüller kapalı iken gerçekler birer flu olarak görünür cahilliğin putperestlerine ...

    Peygamber efendimizi anlamak için onun hayat felsefesini iyi özümsemek lazım .

    " Efendimiz bir gün Hz Ali'ye sorar" :
    Ya Ali! biri sana kötülük yaparsa ne edersin ?
    Ali : ey Allah'ın Resulü
    İyilik ederim diye buyurmuş .
    Bunun üzerine efendimiz bu soruyu tam yedi kere tekrarlamış ve Ali her defasında aynı cevabı vermiş .
    Bunun üzerine efendimiz "işte ben Ali'yi bunun için çok seviyorum demiş ."

    Gelelim bizlere ; bizler bir kötülüğe zorbalığa maruz kaldığımızda nasıl davranıyoruz. İşte bu noktadaki davranışımız bizlere insanlığın en hassas mesajını veriyor . Her birimiz Ali'nin davranışından ne kadar uzaktayız değil mi ? Bir o kadar ona yakın olanlarımız da vardır elbette lakin nefse zor gelen bu davranış hayli zor iken onu yenmek Ali gibi yiğitlere nasip olmuştur .

    Peygamber efendimizin aziz dostu Hz Ebubekir (r.a) .
    Herkes peygamber efendimize vahiy geldiği sırada akıl tutulması yaşarken , şüphe ederken; o, asla şüphe etmemiş ve her daim peygamber efendimizin en yakın dostu olmustur . Hira mağarasında göstermiş olduğu vefa , hassasiyet bunun en büyük kanıtıdır.


    Peygamber efendimiz İsra Mucizesini yaşarken çıktığı her bir kat semada daha önceki peygamberler ile selamlaşmış . Nihayetinde 50 rekat namaz ile döndüğünde Hz Musa : Allah'tan rica edip bunu düşürmesini ümmetinin bununla güç yetiremeyeceğini arz etmiş . Ve Peygamber efendimiz Allah'ın huzurunda bu ricadan sonra beş vakit namaz ile dönmüş ve her bir rekat için on sevap verilmiş.

    Siyer tadında muhteşem bir eser her bir satırı ile sizi o ana götüren sizi ağlatan , bazen tebessüm ettiren ama ne kadar tebessüm etseniz bile bir tarafınızı buruk bırakan bir eser ... Kelimelerin eksik kaldığı , kelimelerin hiçbir bir anlama gelmediği satırlar arasında sizde bir bülbülün kanadına takılıp sokak sokak , Mekke Mekke , Uhud Uhud onu arar , ona yanarsınız...

    Keyifli okumalar...
  •    Meşhur muharrir, müsteşrik, Edebiyat-ı Arabiye mütehassısı ve Kur'an-ı Kerim'in mütercimi Doktor Maurice (Moris) şöyle diyor:

       Bizans Hristiyanlarını, içine düştükleri bâtıl itikadlar girîvesinden, ancak Arabistan'ın Hira Dağında yükselen ses kurtarabilmiştir.
    İlahî kelimeyi en ulvî makama yükselten ses, bu ses idi.
    Fakat Rumlar bu sesi dinleyememişlerdi.
    Bu ses, insanlara en temiz ve en doğru dini talim ediyordu.
    O yüksek din ki, onun hakkında, Gundö Firey Hesin gibi muhakkik bir fâzıl, şu sözleri pek haklı olarak söylüyor: "Bu dinde mukaddes sular, şâyan-ı teberrük eşya, esnam ve azizler, yahut a'mal-i sâlihadan mücerred imanı müfid tanıyan akideler, yahut sekerat-ı mevt esnasında nedametin bir faide vereceğini ifade eden sözler, yahut başkaları tarafından vuku bulacak dua ve niyazların günahkârları kurtaracağına dair ifadeleri yoktur.
    Çünki bu gibi akideler, onları kabul edenleri alçaltmıştır."
  • Susmak halvetti Hira'da,
    Susmak En'el Hak'tı Hallac-ı Mansur'da,
    Hamuş olmaktı yârin alfabesiz halinde Mevlâna'ca.
    Ve susmak visal orucuydu maşukta, iftarını şehadet şerbeti ile açan Şems misali
  • "Yüce Allah; Dağlardan, üç dağı:
    Cûdî Dağını, Nuh Aleyhisselâm ile,
    Tûr-i Seyna Dağını Mûsa Aleyhisselâm ile,
    Hırâ(Nur) Dağını, Muhammed Aleyhisselâm ile şereflendirdi. "