• 3500 kitap okuyan gördüm. hızlı okuma falan mı yapıyorlar yoksa bizi mi kandırıyorlar:D say baştan deseler be isimlerini okumaya üşenirim. maşallah
  • 144 syf.
    Rokanan adlı gezegenden gelen insan ırkı , geldikleri gemi gitmek zorunda kalınca gezegende kalmış ve canlı yaşama katılmışlar ama her zaman yabancı olarak korkulmuş ve dışlanmışlar , buna rağmen öyle bir tehlike baş gösteriyor ki birbirine yabancı bu insanlar omuz omuza mücadele vermek durumunda kalıyorlar . Tüm bu kargaşanın ortasında ise tüm herkese meydan okuyan bir aşk filizleniyor.

    Tüm bu konular mükemmel yoğrulmuş bu kitapta . Hiçbir şey olması gerekenden fazla değil hatta bazı şeyler eksik bile bu da okuma zevki ve seyri açısından - sonrayı merak etmesek neden okuruz ki - gerekli zaten . Hızlı bir şekilde başlayıp son sayfasına kadar aynı hızda devam eden aslında 5-10 kitaplık seri yapsan sırıtmayacak bir konuda böyle tek kitapla işi kurtarmak da yazarın ustalığını gösteriyor.

    Hainli döngüsünün - önerilen sıralamaya göre -ikinci kitabı olan bu eser hemen sonrasında gelen kitabı okumaya teşvik ediyor . Bizde kırmayıp Karanlığın Sol Eli okumaya başlıyoruz .
  • 64 syf.
    ·1 günde·Beğendi·10/10
    Tamamen önyargısız başladığım kitabı, 1 gün gibi kısa bir süre içinde bitirdim. Halil Cibran'ın okuduğum ilk kitabıydı ve ne ile karşılacağımı pek kestiremiyordum. Fakat beni oldukça etkiledi ve şaşırttı. İçinde bulunan fabl niteliğinde öğretici sembolizm ve mistisizm dolu öyküler gerçekten çok değişikti alışık olmadığım bir mistisizm ile karşı karşıyaydım, lakin çevirinin de iyi olmasından dolayı hızlı bir okuma serüveni ile bitirdikten sonra bir çok yerin altını çizdiğimi fark ettim. Daha önce bu kadar hayran kaldığım bir mistisizm ağırlıklı eser olmamıştı. Halil Cibran'ı iyi ki okumuşum.

    ''Sen bana “Rüzgâr batıya doğru esiyor,” dediğinde, “Evet, batıya doğru esiyor,” derim; çünkü ruhumun rüzgârın hafifliğine değil, denizin derinliğine sahip olduğunu bilmeni istemem.
    Sen benim derin düşüncelerimi anlayamazsın, ben de onları anlamanı istemem. Ben denizle baş başa olmak isterim.''

    Dili ve kullandığı ögeler hep genellikle soyut varlıklar ve soyut varlıklar üzerinden aktardığı duygular ise günlük hayat ile çağrışımlara sürüklüyor. Güçlü bir fikir yapısına sahip olduğunu çağrışımlarından anlayabiliyoruz. Birçok şeyi de eleştirip aynı zamanda övüyor da. Zıtlıklar üzerine kurulmuş hikayeler silsilesi ardından kitap şu cümleler ile son buluyor.

    ''Mükemmel bir dünyadır bu, kusursuz bir dünya, yüce bir yetkinlik dünyasıdır. Tanrı’nın bahçesindeki en olgun meyvedir, evrenin egemen düşüncesidir.
    Ama, ben niçin buradayım, Ey Tanrım? Doymaz bir tutkunun taze çekirdeği, ne doğuyu ne de batıyı soran azgın bir fırtına, yanıp dağılan bir gezegenin yolunu şaşırmış bir parçası olan ben, neden burada olmalıyım?
    Niçin buradayım? Ey yitik ruhların Tanrı’sı, tanrılar arasında yitik olan Tanrı, sana soruyorum!''
  • 414 syf.
    ·10/10
    Ne zamandır çıkmasını beklediğim kitaptı kendileri .
    Kitaba ilk başta büyük bir açlıkla başladım ve hızlı okuyacağımı düşünüyordum. Kitabı bir an önce okuyup bitirmek istiyordum. Bu isteğimin yanında aynı zamanda da bitirmemek doya doya okuma isteğide vardı. Sonunda ben tercihimi ikincisinden yana kullanarak kitaba, karakterlere doya doya okuma zevkini tattım. Pişman mıyım? Asla Kitap ilk kitaba nazaran daha bir olaylı geçiyor. İlk kitap daha çok duygu üzerine yoğunken bu kitapta olaylar ön plandaydı. Duygu yoğunluğu daha çok olsun isterdim ama bu kitabı ilkkine nazaran daha bir çok sevdim. Beklentimi karşıladı anlayacağınız. Ve kitabı okurken Arsıl'ı, meşhur çaylarını, Helya ile atışmalarını Amber'i çok özlediğimi fark ettim. Yani demek istediğim kitap muazzamdı. Cidden. Sadece kitabın sonu istediğim şekilde değildi daha farklı olsaydı bu hali ne bileyim biraz buruktu Son sayfayı şahsi fikrim öyle kapatmamalıydım diye düşünüyorum. Onun için kitabı okuduktan sonra kitaptaki olayları hatırlatarak kendime mutluluk hediye ediyorum sizde öyle yapabilirsiniz 🤗 Uzun lafın kısası bu seriye başlamadıysanız bir an önce başlayın bence pişman olmayacaksınız.
  • 192 syf.
    ·6 günde·Beğendi·6/10
    Ben aslında bu kitabı hızlı okuma taktiklerini içerir diye almıştım. Kitapta bu taktikler yok. “Neden kitap okumalıyız” ekseninde yazılmış bir kitap. Motive edici bir yanı var ama fazlaca tekrarlar var. Sistematik bir yapısı yok. Biraz da yazarın kendi reklamı gibi geldi bana. Zaten çok okuyanlar açısından okunmasına gerek yok gibi geldi bana. Daha çok okumaya niyetlenenlerin başvurması gereken bir kitap.