Müslüman ailelerin çoğunda dinî çevre o derecede bir fikrî çöküş ve çözülüşe maruz kalmıştır ki bu durum, yeni yetişen gençlerde, dine arkalarını çevirmek için gerekli olan ilk teşvik faktörlerine hız vermektedir.
Müslüman çocukları, Garb usûlü yetiştirmenin varacağı zarurî sonuç şu olacaktır: Bu gençlerin, kendilerini İslâm'ın getirdiği özel " ilahi medeniyetin mümessilleri" olarak görme veya böyle inanma iradelerinin sarsılması...
İslam'da insanın, rûhî temizliğe giden bir kapı açması için hırka giymeye, târik-i dünya olmaya ihtiyacı yoktur; bu İslam'ın ruhuna tamamen yabancıdır.
İslâm, ne hususî bir milletin, ne muayyen bir beldenin, ne de belli bir zamanın ( uygun) dinidir. O, her zaman ve yere muvafık, her millete ve her medeni duruma elverişli tek dindir.