Muhammed Esed

Muhammed Esed

Yazar
8.5/10
120 Kişi
·
414
Okunma
·
80
Beğeni
·
3.525
Gösterim
Adı:
Muhammed Esed
Unvan:
Yahudi Asıllı Avusturyalı Müfessir, Düşünür, Reformist, Gazeteci, Din Bilimci, Yazar, Politikacı
Doğum:
Lemberg, Avusturya Macaristan, 2 Temmuz 1900
Ölüm:
Grenada, İspanya, 23 Şubat 1992
Muhammed Esed (ilk ismi Leopold Weiss) (d. 2 Temmuz 1900 Lemberg - ö. 23 Şubat 1992 Grenada), Avusturya asıllı (bazı kaynaklara göre Polonya asıllı) yahudi bir ailede dünyaya gelmiş, sonrasında İslam'ı seçmiş olan düşünür, reformist, gezgin, gazeteci, din bilimci, yazar,politikacı.İslam Dünyası'nda 1980 yılında yayınladığı Kuran'ın Mesajı The Message of the Qur’an isimli Kur'an tefsiri ile tanınmış ve etki bırakmıştır. Bu tefsir Şii Batıni İsmaili itikadına dayanmaktadır, Sünni itikadı ile birçok noktada ihtilaf içermektedir.

1947 yılında kurulmuş olan Pakistan, kendisine vatandaşlık vermiştir. Ayrıca Pakistan'da, İslami Yapılanma Kurumu Başkanı olmuş, 1949'da PakistanOrta Doğu İlişkileri Şefliğine getirilmiş ve Birleşmiş Milletlerde Pakistan adına temsilcilik yapmıştır.

Şu anda Ukrayna topraklarında bulunan Lyiv şehrinde, zamanın ismi ile Lemberg'de bir yahudi ailesinde dünyaya gelmiştir.Avukat olan babası, I. Dünya Savaşı öncesi Viyana'ya ailesini taşıyınca, 14 yaşındaki Esed(Weiss) okulu bırakarak Avusturya Ordusu'na katılır. Savaş sonrası hemAvusturya İmparatorluğu hem de Weiss'ın askerlik hayyalleri yıkılır. Sonra felsefe ve tarih okumak için Viyena Üniversitesi'ne girmiş ise de, eğitim hayatından umduğu tatmini alamamıştır. Fakat bu dönem Viyena'nın tarihindeki en etkin ve üretken dönemlerden birisidir ki bu yıllarda Sigmund Freud,Alfred Adler ve Ludwig Wittgenstein gibi zamanının önde gelen düşünürleri konferanslar vermektedir. Weiss da bu toplantılara katılmış ve bu öncül düşünürlerden etkilenmiştir.

Hayatının kalanı için Orta Avrupa'ya göçen Weiss, Frankfurter Zeitung gazetesinde 22 yaşında bir muhabir olmuştur. Bu süreçte çok yoğun gezilerde bulunan Weiss, zamanının en itibarlı gazetelerinden olan Frankfurter Zeitung için orta doğu muhabirliği yapmışıtır.Bu gezilerinde Filistin, Mısır, Irak, Suriye gibi ülkelerde bulunmuş ve İslam ile tanışmıştır. Ayrıca 20. yüzyılın en fazla etki yaratan İslam düşünürü olarak kabul edilmektedir.
"Ve sakın, pek çoklarına(sadece) onları sınamak için, avunsunlar diye verdiğimiz dünya hayatına mahsus şu ya da bu parlaklığa, görkeme gözünü dikme; çünkü Rabbinin [sana] sağladığı rızık, daha hayırlı ve daha kalıcıdır."
Bilmez misin ki göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır ve Allah'tan başka sizi koruyacak ve yardım edecek hiç kimse yoktur?
"Bu böyledir, çünkü Allah [öylesine sınırsız kudret sahibidir ki,] gündüzü kısaltarak geceyi uzatan O'dur; çünkü Allah olup biten her şeyi görücü, işiticidir."
120 syf.
·16 günde·Beğendi·10/10
Hayat hergün hepimize yollar sunuyor. Ayrılış noktalarına gelinceyse seçim bizim elimizde. Muhammed Esed islamı seçmiş. Sonradan müslüman olanların güçlü inanışıyla yazılmış bu kitabı baş ucu kitabım yaptım. Başa sarıp sarıp tekrar okudum bazı noktaları. Okuyanların hayatına dokunacağına inanıyorum.
483 syf.
·10/10
Muhammed Esed kendi hayatını, müslüman oluşunu, öncesini ve sonrasını muhteşem bir uslubla anatmış. Hayatımda okuduğum en sürükleyici, en etkileyici kitaplardan biri diyebilirim. Tekrar tekrar okunabileceklerin arasındadır.
352 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
İslam insanları birbirlerine ne kadar güzel kardeş kılıyor.Kitabı okurken düşündüğüm tek şey bu olabilir. Müslüman olmasa aynı duyguları hissedemeyeceğim bu iki kişinin vefat etmiş olmasına üzüldüm.Sanki bir roman kahramanı hem kendi hayatının romanını hemde ölümünü aynı kitapta okumak insanoğlunun ne kadar geçici olduğunun gözler önüne serilmesi.Kitabın iki kısımdan oluştuğunu birinci kısımda Muhammed Esed in ikinci kısımda eşi Pola Hamide Esed in yaşadıklarını anlattıkları bir Hatırat kitabının olmasının yanında birinci kısmın su gibi aktığını söylemeliyim. Esed in çok hareketli ve sıradanmış gibi anlattığı olaylarla geçen bir ömür...İlkini okumaya cesaret edemesemde şimdi Esedin inanç yolculuğunu merak ediyorum..
Devlet yönetiminin ne olması konusundaki tartışmalar tarihsel veriler ışığında anlaşılmaya çalışılsa da, devletin önüne eklenen sıfatların mahiyeti ve etkisi konusunda hala net anlamlar çıkarılamamış ve bu durum sürekli tartışılmaya devam edilmiştir.

Bu tartışmalarda bir devletin tarihi yeri ne olursa olsun dini, siyasi ve toplumsal birlikteliğin gölgesine sığamayacak kadar büyük olduğu görmezden gelinmiştir. Buna ek olarak adalet, sosyal birliktelik ve ticaretin her zaman vazgeçilmez etmenler olduğu da gözden kaçırılmıştır.

İnceleyeceğimiz eser ile bir devleti tanımlarken belki de en tartışmasız, fakat sıfatıyla beraber en tartışmalısı olan “İslami Devlet ve Yönetim Şekli” ele alınmaktadır. İslâmî Devlet ve Yönetim şekli, bugüne kadar her yönüyle tartışılmış ve hala da tartışılmaya devam etmektedir.

Mekke’ye Giden yol ve Kur’an Mesajı eserlerinden tanıdığımız Muhammed Esed’in kaleme aldığı eser, Sinan Yapıcı’nın oldukça güzel çevirisi ile okuyucuyu yormayacak bir dil ve üslup ile oluşturulmuştur. Altı ana bölümden müteşekkil olan eser, otuz iki alt başlıkta irdeleniyor.

Eser öncelikle bir devletin neden İslami olması gerektiği, sekülerleşmenin buna etkisi ile ahlakın dinden ayrılmayan boyutunu ve buna ek olarak İslami Hukuk meselesine dikkatleri çekerek İslami Devletin gerekliliği üzerine bir perspektif sunuyor.

Sonrasında, İslam'da Devlet yönetiminin ne olması gerektiği, nasıl bir uygulamanın nasslar ile uyumlu olduğu ve neden böyle bir yönetim şeklinin insanın doğasına uygun olduğunu ele almaya çalışıyor. Muhammed Esed, meseleyi detaylı bir şekilde ortaya koyarak, meseleleri sadeleştirerek ve çözümleyerek ideal bir İslam Devleti prototipi ortaya koyuyor.

Ashap ve Peygamberimizden örneklerle, İslami bir Devletin ilk nüvesinin görüldüğü asr-ı saadet devrine yüzünü çevirerek, buradaki örneklikleri ve ayetlerdeki emirlerin boyutunu detaylı bir şekilde okuyucuya sunuyor.

Sıkıntılarımıza vakıf biri olarak, önce eğilmemiz gereken hususlara odaklanıyor, bunların etrafına diğer uygulamaları örmeye çalışıyor. Bir İslami Devletin, ahlaki prensiplerinden sosyal boyutuna, ekonomik kalkınmadan eğitime, adaletten özgürlüğün sınırlarına kadar genel anlamıyla nelere sahip olması gerektiğini ifade ediyor.

Kanunların nasslar ile sabit olduğu, şeriat ilkelerinin bu nasslar ile şekillenmesi gerektiğini, daha önceki “emir”lerin kendi toplumları için koydukları kurallar silsilesinin bugün şartlara göre yeniden ele alınması gerektiğini vurguluyor. Kaçınılmaz bir kargaşa getiren bu durumun nassların çizgisinden çıkarılması gerektiği, “emir”lerin koyduğu hükümlerin gelişen durumlara göre değişebileceğini, bunun bir sınır veya kırmızı çizgi olmadığını kabul etmemizin süreci kolaylaştıracağını ifade ediyor.

İslami bir devletin olmazsa olmazlarını, şura ve istişare birimlerinin devlet kademeleri arasında kaybolmaya izin vermeden tepeye kadar korunması, yöneticilere itaat edilmesi ve itaat edilmemesi gereken hususları, yasama ve yürütme dengesini kurmayı ve güvenlik ve eğitimin ne olması gerektiğine kadar bütün aşamalarıyla İslam Devletinin önüne çıkabilecek muhtemel meseleleri çözümlemeye çalışıyor.

İslam Devleti ve Yönetimi alanında bir mukaddime değeri taşıyan eser, bu konuda fikir yürütenlere bir rehberlik sunuyor...
483 syf.
·Beğendi·8/10
'Arayanlar bulamaz, bulanlar hep arayanlardır' denir ya: aranan bulunurmuş! Bazen Zeyd'i özlüyorum. Çölü sevdim. Bilmesem de. Yola revan olmak istedim. O Asr'a doğru...
120 syf.
Ara ara elime alıp, altını çizdiğim yerleri tekrar tekrar okuduğum bir kitap. Hediye olarak aldığım, bu kadar seveceğimi hiç düşünmediğim bir eser. Kısaca konusuna bakacak olursak ;
-Doğu batı karşılaştırmaları,
-İslam ve Hristiyanlık arasındaki olması gereken farklar
-Doğunun batılılaştırılması ve sonuçları
Hakkında yazarın düşüncelerinden oluşuyor diyebilirim. Ama çoğunda hatta hepsinde haklı. "aa evet" ifadesini sürekli içimden söyledim okurken. Çok sevdim
483 syf.
·10 günde·Beğendi·10/10
Uzun zamandır okuduğum en iyi roman yazımı, konu olarak da en sürükleyici roman.
Avrupa'dan Kudüs'e oradan Kahire'ye oradan da Mekke'ye uzanan bir hidayet yolculuğu..
Etkileyici betimlemeleri ve adeta sizi de çölün içine, o yolculuğa dahil eden üslubuyla bir solukta okunası bir roman. Yazarın İslam olmadan önce Kudüs'te tanışıp konuştuğu ve İslam hakkında sorular sorduğu Araplar'a bakış açısı ve sempatisi, siyonistleri ve Kudüs'teki ahvali o zamanlar kendisi de bir Yahudi olmasına rağmen objektif bir şekilde yorumlaması, şimdilerde Batı özentisi bir ülke olan Ürdün'ün o zamanlarda henüz altı bin nüfuslu, çadırlarda yaşayan bedevileri barındıran şehri Amman'ı anlattığı kısım(şimdilerde siyonistlerin faaliyetlerine ses çıkarmayan, kardeşlerine yapılan zulme sessiz kalmayı tercih eden Ürdün o zaman daha basiretliymiş) beni en çok etkileyen kısımlardır.
Yazarın kitaba bariz yansıttığı gezgin yönü ise kendimi bulduğum ve kitapta çok etkilendiğim detaydır. İnsanda bir çöl yolculuğuna çıkıp, Arap kahvesi içme isteği uyandırıyor adeta.
483 syf.
·6 günde·Beğendi·Puan vermedi
Bitirdikten sonra düşeceğiniz boşluğu bildiğiniz için okumaya kıyamadığınız kitaplar olur hani. İşte bu benim için öyle bir kitaptı. Ve geçen ay okumuş olmama rağmen hala kitabın aklımdan çıkmamasının sebebi de sanırım daha çok bir kitap karakteri olan Zeyd. Yani bir kitap karakterine aşık oldum, evet. Aslında bir anı kitabı olduğunu göz önünde bulundurursak ve Zeyd'in de gerçek olduğunu.. Yani bir kitap karakterine değil ölü bir adama aşık oldum diyebilirim. Eh, çok da sıradışı bir şey değil artık benim için. Çağdışı insan tiplemesine, çağın dışında olan her şeye hayran olduğumu inkar etmiyorum. Tabii ki kitap Zeyd'den ibaret değil :) Okuyanın kesinlikle bir şeyler öğreneceği bir eser. Anı kitabı olmasına rağmen sıkıcı da değil. Allah, Muhammed Esed'e rahmet eylesin.
483 syf.
·Beğendi·Puan vermedi
Okuduğumda çöle sevdalandığım, çölde sabahlamayı, çöl kahvesi yudumlamayı şiddetle arzuladığım bir kitaptır benim için. Bir hidayet öyküsü... her açıdan etkileyici bir üslup.

Yazarın biyografisi

Adı:
Muhammed Esed
Unvan:
Yahudi Asıllı Avusturyalı Müfessir, Düşünür, Reformist, Gazeteci, Din Bilimci, Yazar, Politikacı
Doğum:
Lemberg, Avusturya Macaristan, 2 Temmuz 1900
Ölüm:
Grenada, İspanya, 23 Şubat 1992
Muhammed Esed (ilk ismi Leopold Weiss) (d. 2 Temmuz 1900 Lemberg - ö. 23 Şubat 1992 Grenada), Avusturya asıllı (bazı kaynaklara göre Polonya asıllı) yahudi bir ailede dünyaya gelmiş, sonrasında İslam'ı seçmiş olan düşünür, reformist, gezgin, gazeteci, din bilimci, yazar,politikacı.İslam Dünyası'nda 1980 yılında yayınladığı Kuran'ın Mesajı The Message of the Qur’an isimli Kur'an tefsiri ile tanınmış ve etki bırakmıştır. Bu tefsir Şii Batıni İsmaili itikadına dayanmaktadır, Sünni itikadı ile birçok noktada ihtilaf içermektedir.

1947 yılında kurulmuş olan Pakistan, kendisine vatandaşlık vermiştir. Ayrıca Pakistan'da, İslami Yapılanma Kurumu Başkanı olmuş, 1949'da PakistanOrta Doğu İlişkileri Şefliğine getirilmiş ve Birleşmiş Milletlerde Pakistan adına temsilcilik yapmıştır.

Şu anda Ukrayna topraklarında bulunan Lyiv şehrinde, zamanın ismi ile Lemberg'de bir yahudi ailesinde dünyaya gelmiştir.Avukat olan babası, I. Dünya Savaşı öncesi Viyana'ya ailesini taşıyınca, 14 yaşındaki Esed(Weiss) okulu bırakarak Avusturya Ordusu'na katılır. Savaş sonrası hemAvusturya İmparatorluğu hem de Weiss'ın askerlik hayyalleri yıkılır. Sonra felsefe ve tarih okumak için Viyena Üniversitesi'ne girmiş ise de, eğitim hayatından umduğu tatmini alamamıştır. Fakat bu dönem Viyena'nın tarihindeki en etkin ve üretken dönemlerden birisidir ki bu yıllarda Sigmund Freud,Alfred Adler ve Ludwig Wittgenstein gibi zamanının önde gelen düşünürleri konferanslar vermektedir. Weiss da bu toplantılara katılmış ve bu öncül düşünürlerden etkilenmiştir.

Hayatının kalanı için Orta Avrupa'ya göçen Weiss, Frankfurter Zeitung gazetesinde 22 yaşında bir muhabir olmuştur. Bu süreçte çok yoğun gezilerde bulunan Weiss, zamanının en itibarlı gazetelerinden olan Frankfurter Zeitung için orta doğu muhabirliği yapmışıtır.Bu gezilerinde Filistin, Mısır, Irak, Suriye gibi ülkelerde bulunmuş ve İslam ile tanışmıştır. Ayrıca 20. yüzyılın en fazla etki yaratan İslam düşünürü olarak kabul edilmektedir.

Yazar istatistikleri

  • 80 okur beğendi.
  • 414 okur okudu.
  • 66 okur okuyor.
  • 270 okur okuyacak.
  • 21 okur yarım bıraktı.

Yazarın sıralamaları