Eski sevgililer bazen kalbimizin en dar, en ince kılcal damarlarından sızar; yılların tuzuyla birleşen gözyaşı kanallarına, içimizde bıraktıkları o boşluğa yerleşirlerdi. Adına özlemek denilen, unutturmayan o ıslaklık... Ne kadar istersek isteyelim çekip gitmezdi.
Bir aşık susuyorsa, artık konuşmuyorsa, içini kapatıyorsa, ruhu kendi içine gömülmüşse, yalnızca biz değil, ona inanan yanlarımız da yavaş yavaş ölüyordu.