Her ilerleme bizi biraz daha yeni yeni kazandığımız alışkanlıkların dışına püskürttü ve bizler henüz vatanını hazırlayamamış gerçek göçebeler gibi olduk.
Hayat, böyle geçip gider işte. Kendimizi zenginleştiririz önce, seneler boyu fidanlarımızı dikeriz. Ve sonunda zaman bütün bu çabaları heba eder, ormanımız yok olur. Dostlarımız birer birer gölgelerini çeker üzerimizden. O günden sonra bu matemimize, yaşlanmanın gizli kederi de karışır.
Sadece maddiyatımızın iyi olması için çalışırken, aslında hapishanemizi kendi ellerimizle inşa ederiz. Bize hayat namına hiçbir şey sağlamayan külden paralarımızla yapayalnız iç dünyamıza kapatıveririz kendimizi.