İvan İlyiç onca insanın yaşadığı şu koca kentte, onca eş dost arasında ve onca aile üyesiyle birlikteyken, ne denizlerin dibinde, ne de toprağın binlerce metre altında bir benzeri daha bulunamayacak korkunç bir yalnızlıkla yüzü divanın arkalığına dönük yatarken, yalnızca geçmişin hayaliyle yaşıyordu.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çektiği acılar yüzünden birileri onu dar, uzun, kara bir torbaya sokmaya çabalıyor, ama bir türlü sokma işini tamamlayamıyorlarmış gibi geliyordu ona. Bu korkunç iş büyük acı veriyordu. İvan İlyiç hem korkuyor, hem onu torbaya sokmak isteyenlere karşı koyuyor, hem de onlara yardım ediyordu.
Aslında her şey, gerçekte o kadar zengin olmadıkları halde zenginlere benzemek isteyen, bu yüzdende ancak birbirlerine benzeyebilen insanlarınki gibiydi.
Tolstoy'un son dönemlerinde yazdığı bu eser on iki kısa bölümden oluşmakta. İlk bölüm, Adliye Sarayında meslektaşları ve arkadaşları İvan İlyiç'in ölüm haberini alan mahkeme üyelerinin bu ölüm karşısında verdikleri içsel ve dışsal tepkiler ve takındıkları iki yüzlü tavırla başlar ve cenaze evinde devam eder. Daha sonraki bölümlerde ise geriye dönüş yapılarak İvan İlyiç'in hayatı ve ölümüne doğru giden süreç anlatılır. Yani ölümü baştan ilan edilen bir kahramanın öyküsüdür diyebiliriz. Bu yönüyle "Kırmızı Pazartesi"yle de bir benzerliğe sahiptir.
Peki zaten sonunu bildiğimiz bir hikayeyi okumak sıkıcı değil midir? Eğer yazarı Tolstoy ise değildir. Hem yazarın sade ve akıcı üslubu hem de ölüme, hayata, evliliğe vs. dair fikirlerin hikayeye ustaca yerleştirilmesi okur açısından anlatılanları oldukça ilginç hale getiriyor. Ölümüne giden süreçte geçirdiği hastalık zamanlarında hayatın anlamı ve ölüm kaygısıyla ilgili düşünceleri, içinden yükselen ses ve bu sesle konuşmaları altı çizilecek, üzerinde düşünülecek çok kıymetli cümleler. İvan’ın çektiği acılara şahitlik ederken kendinizi onun yerine koyuyor; kendi ölümünüzü düşünmeden edemiyorsunuz. Kendi adıma, ölüm üzerine dini bir eser okusam bu kadar etkilenmezdim diye düşündüm. Bu da edebiyatın gücü olsa gerek.
İvan İlyiç'in ÖlümüLev Tolstoy · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202261,1bin okunma