Karşı taraf konuştuğunda hareket halindedir; sen de dinlediğinde hareketsizsin demektir. Söylediklerini din le. Söyledikleriyle gördüklerin tutarlı değilse soru sor ve tepki vermesini sağla. Bütün kelimeler, şeylerin imgele rini temsil eder ve her şey birbiriyle karşılaştırılabilirdir. Karşılaştırılabilecek imgeler var ise sonradan ne gelece ğini öngörebilirsin. İmgeler şeylerin yansımasıdır; karşı laştırma da kelimelerin karşılaştırılması anlamına gelir. Biçimsiz [hareketsiz] kal ve kelimeleri ara. Eğer söyledik leri gözlemlediğinle uyumlu ise karşı tarafın gerçek du rumunu anlamış olursun.Konuşmaya davet etmek tıpkı vahşi hayvanları yakalamak için ağ kullanmaya benzer. Vahşi hayvanların gruplar halinde toplandığı yerlerde sıklıkla birden çok nızak kullanılır. Eğer gözlemlediğin şey Dao ile uyumlu ise karşı taraf kendini açıkça ifade ediyor demektir. İşte buna insanların sözlerini ağa düşür mek denir. Bu ağı karşı tarafı konuşmaya zorlamak için sık sık kullan. Eğer konuşmuyorsa karşılaştırma yapmak imkansız hale gelir. Bu durumda ona karşı olan yaklaşımını değiş tir. Karşı tarafa hitap edecek bir imge oluştur. Duygularını açık edince, hemen incele. Yanıt vermesini sağlamak için bu yöntemi tekrar et. Sözlerini imgelerle karşılaştırabildi ğinde bir temel oluşturman mümkün olur. Karşılaştırmayı defalarca tekrar et; bütün açılardan durumu incele; çünkü her şey sözlerden anlaşılabilir. Bilgeler bu yöntemleri hem akıllılara hem de aptallara hitap etmek için kullanmışlar dır. 2 İyi dinleyenler hayaletler3 gibi karşı tarafın duyguları nı yakalar. Bilgi toplamak için duruma uyum sağla. İnce lemeden bilgi toplamak kafa karışıklığına; kafa karışıklığı ise bulanıkl ve yanlış yorumlara neden olur.
En eski zamanlardan beri bilgeler şekli olmayana 1 uyum sağlamışlardır. Geçmişe bakarak geleceği öngör müşlerdir. Geçmişi tekrar tekrar inceleyerek bugünü; baş kalarını inceleyerek kendilerini anlamışlardır. Hareket ve hareketsizliği, yalan ve hakikati anlamaya çalışmış, bugü nü anlamak için geçmişi defalarca incelemişlerdir. Planla rına uymayan durumları kendi faydalarına dönüştürebi lirler. Bu bilgelerin zihnidir; incelememek olmaz.
Duyguları tartmak denen şey, bu yöntemi insanların mutlu anlarında uygulamaktır; o andaki sevinçleri ger çekten ne istediklerini ortaya çıkaracaktır. Gizli arzuları ortaya çıktığında gerçek duygularını saklayamazlar. Bu yöntem korkuları ortaya çıktığında da uygulanabilir; sev medikleri şeyleri korku anında açık edeceklerdir. Sevme dikleri şeyler ortaya çıktığında gerçek duygularını sakla yamazlar. Duygular ve istekler insanlardaki değişimi tetikler. Duygulanan ancak herhangi bir duygusal değişim işareti göstermeyenler ise kendi haline bırakılmalı ve konuşma ile yaklaşılmamalıdır. Bunun yerine onların gerçek duy gularını bilen yakınlarına yaklaşılmalıdır.