En eski zamanlardan beri bilgeler şekli olmayana 1 uyum sağlamışlardır. Geçmişe bakarak geleceği öngör müşlerdir. Geçmişi tekrar tekrar inceleyerek bugünü; baş kalarını inceleyerek kendilerini anlamışlardır. Hareket ve hareketsizliği, yalan ve hakikati anlamaya çalışmış, bugü nü anlamak için geçmişi defalarca incelemişlerdir. Planla rına uymayan durumları kendi faydalarına dönüştürebi lirler. Bu bilgelerin zihnidir; incelememek olmaz.
Duyguları tartmak denen şey, bu yöntemi insanların mutlu anlarında uygulamaktır; o andaki sevinçleri ger çekten ne istediklerini ortaya çıkaracaktır. Gizli arzuları ortaya çıktığında gerçek duygularını saklayamazlar. Bu yöntem korkuları ortaya çıktığında da uygulanabilir; sev medikleri şeyleri korku anında açık edeceklerdir. Sevme dikleri şeyler ortaya çıktığında gerçek duygularını sakla yamazlar. Duygular ve istekler insanlardaki değişimi tetikler. Duygulanan ancak herhangi bir duygusal değişim işareti göstermeyenler ise kendi haline bırakılmalı ve konuşma ile yaklaşılmamalıdır. Bunun yerine onların gerçek duy gularını bilen yakınlarına yaklaşılmalıdır.
Bu dünyada sonsuza dek elde tutulmuş makam yok tur ve her şey, her zaman öğretilenlere göre gerÇekleşmez. Bilgeler her zaman hareket halindeydi, bu sayede hiçbir zaman başarısız olmadılar; her zaman dinlediler böyle ce duyulmanuş hiçbir şey bırakmadılar. Başarılı oldular çünkü strateji ve planlarını gerçek durumla uzlaştırdılar. Bu yaklaşım onların odak noktasıdır. Bir tarafla uzlaşma, diğer tarafla uzaklaşmaya yol açar. İki tarafa da sadık planlar yapmak imkansızdıı; bu da birine yakın olmayı ve diğerine direnmeyi gerektirir. Bir tarafa dönmek diğer taraftan uzaklaşmak anlanuna gelir; bir taraftan uzaklaş mak diğer tarafa yaklaşmak demektir. Yöntem budur.