Halenur

Halenur
@hnb2
Ziraat Mühendisi
Lisans
2 Temmuz 2000
71 okur puanı
Ağustos 2025 tarihinde katıldı
Her şeyin bir mevsimi vardır. Evet. Yıkmanın zamanı ve inşa etmenin zamanı vardır. Evet. Susmanın zamanı ve konuşmanın zamanı vardır. Evet, bütün bunlar. Ama başka? Başka? Bir şey, bir şey... Ve nehrin iki yanında, on iki çeşit meyve üreten ve her ay meyve veren bir yaşam ağacı bulunuyordu; Ve ağacın yaprakları uluslara şifa vermek içindi.
Sayfa 192·Kitabı okudu
Alıntı
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Ve bir şeyi unutmayalım: Sizler önemli değilsiniz. Hiçbir şey değilsiniz. Taşıdığımız yükün günün birinde birilerine faydası dokunabilir. Ama çok eskiden, kitaplar elimizin altındayken bile onlardan aldığımız şeyleri kullanmadık. Ölülere hakaret etmeyi sürdürdük. Bizden önce ölmüş bütün o zavallıların mezarlarına tükürmeyi sürdürdük. Önümüzdeki hafta, önümüzdeki ay ve önümüzdeki yıl içinde birçok yalnız insanla tanışacağız. Ne yaptığımızı sorduklarında şöyle diyebilirsiniz: Hatırlıyoruz. Uzun vadede bu sayede kazanacağız. Günün birinde de öyle çok şey hatırlayacağız ki gelmiş geçmiş en büyük lanet olası buharlı kazıcıyı inşa edip gelmiş geçmiş en büyük mezarı kazacağız ve savaşı içine atıp üstünü örteceğiz. Haydi gelin şimdi, önce bir ayna fabrikası kuracağız ve önümüzdeki yıl sadece ayna üretip, onlara uzun uzun bakacağız.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Alıntı
Eskiden, İsa'dan önceki zamanlarda Anka diye aptal lanet olası bir kuş vardı; her birkaç yüz yılda bir odun yığıp kendini yakardı. İnsanın birinci dereceden kuzeni olsa gerektir. Ama kendini her yakışında, küllerinden fırlayıp yeniden doğardı. Görünüşe bakılırsa biz de aynı şeyleri tekrar tekrar yapıyoruz ama bizde Anka'nın asla sahip olmadığı lanet olası bir şey var. Lanet olası, aptalca bir şey yaptığımızı biliyoruz. Bin yıldır yaptığımız tüm lanet olası, aptalca şeyleri biliyoruz; bunu bilmeye devam edersek ve hep aklımızda tutarsak, lanet olası cenaze ateşleri yakıp ortalarına atlamayı günün birinde keseceğiz. Her nesilden, hatırlayan birkaç kişiyi daha seçiyoruz.
Sayfa 191·Kitabı okudu
Alıntı
İçimizde bir şeyler biriktirmeye zamanımız olacak. Ve bir gün, içimizde uzun süre kaldıktan sonra, ellerimizden ve ağızlarımızdan dışarı çıkacak. Ve çoğu yanlış, ama tam yeteri kadar doğru olacak. Bugün yürümeye başlayacağız sadece ve dünyayı, dünyanın ortalıkta yürüyüp konuşma tarzını, gerçek görünüşünü göreceğiz. Her şeyi şimdi görmek istiyorum. Ve içime girecek şeylerin hiçbiri ben olmayacak olsa da, bir süre sonra hepsi içeride bir araya gelecek ve o zaman ben olacak. Şu dış dünyaya bak, Tanrım, Tanrım, dışarıdaki şu dünyaya bak, benim dışımda, yüzümün ötesinde ve ona gerçekten dokunmamın tek yolu onu nihayet ben olacağı yere koymam, kanımda olması ve günde bin çarpı on bin kez pompalanarak içimi turlaması. Onu sımsıkı tutacağım, asla kaçmasın diye. Bir gün dünyaya sımsıkı tutunacağım. Şimdi bir parmağım üstünde; bu bir başlangıç.
Sayfa 189·Kitabı okudu
Alıntı
'Gözlerini mucizelerle doldur, hayatı on saniye sonra ölecekmişsin gibi yaşa,' dedi. 'Dünyayı gör. Fabrikalarda üretilen veya bedeli ödenen herhangi bir rüyadan daha fantastiktir o. Garanti isteme, güvenlik isteme... öyle bir hayvan hiç olmadı. Olsaydı bile her gün, bütün gün bir ağaçtan baş aşağı sarkan, hayatını uyuyarak geçiren büyük tembel hayvanla akraba olurdu. Bunun canı cehenneme... ağacı sars ve o büyük tembel hayvanı kıçının üstüne düşür,' dedi.
Sayfa 185·Kitabı okudu
Alıntı