“Ne uğruna uyandığımı, ne uğruna uykuya yattığımı bilmiyorum. Yaşamama bir zamanlar devindiren maya yok artık; derin gecelerde beni uyanık tutan, sabahları beni uykudan uyandıran o uyarıcı çekicilik yitip gitti.”
“Beni etkileyen, arada bir esip gelen felaketler değil, köylerinizi alıp götüren o seller, kentleri yutan o depremler değildir; yüreğimi kemiren, doğanın bütününde gizli olan, hiçbir şey yaratmayan, kendini yok etmekle kalmayıp çevresindekileri de yok eden o tüketici güçlerdir. Bundan ötürü kaygı içinde yalpalıyorum işte. Gökyüzü, yeryüzü ve onları ören güçler çevriliyor beni ve gördüğüm, sonsuza dek her şeyi yutup geviş getiren bir canavardan başka bir şey değil.”