Ben bilemiyorum. Ben hiç bilemiyorum. Onun yokluğunda açılan yaraların nasıl iyileşeceğini bilemiyorum. Zaman bu yarayı öpüp okşar mı yoksa üzerine tuz mu basar, bilemiyorum.
Leyla'nın konuştuğu adam diğerine döndü.
"4 numara," dedi.
O an bu cümleyi kim duysa Leyla ile aynı şeyleri düşünürdü. Morglarda Ayşe'nin, Fatma'nın, Bülent'in, yaşanan senelerin, sahip olunan şeylerin, yarım kalan hikâyelerin hiçbir öneminin olmadığını ve ebediyete intikal vakti geldiğinde koca koca hayatların birer rakamın içine sığabilecek kadar sıradanlaştığını...
....hattın diğer ucundaki annesinin ağlayarak, "Leyla, baban. Baban. Ba..." diyerek bayılmasının üzerinden iki saat elli sekiz dakika geçmişti ancak en yakınını kaybetmenin acısını yaşayan insanlar için bu süre iki asır, elli sekiz yıla tekabül ederdi.