Kapalı büyüyen ve bu şekilde bütün tabii arzu ve ihtiyaçlarını içinde hapsetmeye mecbur olan genç kız, gayet tabii olarak, sinirli ve manen bozuk bir mahluktu. Anası onu gezmeye götürürken bir saat saçlarını düzeltmeye uğraştığı halde, ne anasının, ne babasının aklına bu kafanın içi ile de bir parça meşgul olmak düşüncesi gelmemişti.
Dürüst olmak gerekirse, yalanı bol bir toplumda yaşıyoruz. Başkalarını üzmemek için küçük yalanlar söylemekte ve ikiyüzlü davranmakta bir sakınca görmeyiz. Masumiyetimizi göstermek için de bunlara "beyaz yalan" deriz. Yalanın beyazı siyahı olmaz. Yalan yalandır.
Her zaman zekâsıyla övünen yetişkin milleti, aslında kafasını pek çalıştırmaz. Genelde olayların görünen taraflarıyla ilgilenir ve altında yatan nedenlere bakmazlar. O yüzden de çokça yanılırlar. Onlara gerçeği anlatmaya çalışma, anlamazlar.
Her şeyden önce, insan ancak sevildikten sonra sevebilir. Çocukluğunda yeterli sevgi görmeyen insanların, başkalarını sevmekte zorluk çektikleri bilinmektedir.