Hüseyin Zengin

Dünyanın ömrü ile kendi ömrüm arasındaki orantısızlığın verdigi rahatsızlık, güneş çarpması gibi sersemletici bir etki yapıyor üzerimde.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Salim Abisinin, Amerika'dan İstanbul'a oradan da yine ucakla Mardin'e getirdigi Hüseyin topraga verilirken, işleri bu olan ağıtçı kadınlar, göğüslerini dovüp saçlarını yolarak, yeri goğü birbirine katan bin bir acılı çığlıkla Hüseyin'in nasıl yigit, nasıl cesur, nasıl yakışıklı, nasil da kadersiz oldugunu anlatip ailenin zaten dokmekte oldugu gozyaşlarını daha da çoğaltıyorlar.
Mardin
Çarşıda, okulda, kadim Süryani, Müslüman, Yahudi, Mecusi, Zerdüşti, herkesin ahbaplık ettigi, birbirinin kutsal günlerini kutladığı şölen günleri ... Ama şimdi iyice içine kapanmış, sertleşmiş öfkeli bir islam'ın golgesi altında kararan bir şehir.
Asil insanlarm en neşeli zamanlarında bile bir hüzün vardir, daha düşük ruhlar ise en sefil zamanında bile neşelidir. İnsanların fazla gülmedigi, kadınlarla çocukların evin erkeklerinin yanında yüksek sesle konuşamadığı; dede, baba eve geldigi zaman Arap şarkıları çalan radyonun kapatildığı, alelacele yenilen yemek sirasında kimsenin konuşmadıgi, neşesiz ve tatsız bir hayata çok uyan bir şiir bu.
-benim daha sonraları yoksulların beyzbolu olarak nitelendirecegim-çelik çomak oyunu oynarken hayal ettim.