Kalabalık sınıflara giren öğretmenlerin bir dakikalık sessizlik için yapmayacağı şey yoktur. Çünkü fazla ses insanın bir süre sonra duyarlılığını ve MERHAMETİNİ yitirmesine sebep olur.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Aynı zamanda okul çok absürt kurallarla ayakta durur Eğer ezberlemedikderinizi bir kada yazıp sınava girerseniz bu kopya sayılr. Ama sizden beklenen bilgileri kısa süreli hafizanıza atar da sinav kagıdi dagıtilir dagıtılmaz aklinızdakini sinav kågidının üzerine yazıp hemen sonra unutursanz bu kopya sayilmaz. Tüm sistem kendisiyle çelişir.
Bu yüzden başkasının çizdiği otoyolları, öncekilerin ayak izlerini, sizi gitmenizi istedikleri yerlere doğru yönlendiren işaretleri, politize olmuş düşünce kalıplarını, karmakarışık çizgilerle dolu haritaları ve bilindik yollardan gitme gamsızlığını terk edin. Kendi yolunuzu çizin, ara sokaklara sapın ve sizi yoldan alıkoyacak yüklerinizden kurtulun. Gölgesinde nefesleneceğiniz bir ulu çınar, bir yönder, bir bilge bulun. Birbirinizle yaptığınız iyi şeylerin ve güzelliklerin mayalarını paylaşın, emanetler alın ve emanetler verin. Ezilmemiş otlarla örtülü yeşil bayırlara tırmanın. Yokuşlardan içinde bulutlar olan cam misketler yuvarlayın, göğe kuşlar gibi çırpınan şiirler salın. Taşları kaldırıp altlarına bakın, olur da başkası ardımdan yürür diye yerin altında gömülü olan zalim zihniyetli mayınları temizleyin. Mısır, pancar ya da pamuk tarlalarda başıboş dolaşın. Karşılaştığınız issız kulübelerin kapılarını tıklatın, hikmet ehli ihtiyarlarla tanışın. Sükûtu sevin ve yüceltin. Sol yanınızda hiç durmadan atıp duran ve sesini size duyurmaya çalışan o ritmi dinleyin.
Öğretmenlik hem bu dünyadaki her şeye benzeyen hem de bu dünyadaki hiçbir şeye benzemeyen, görev tanımı hakkında bile bir uzlaşıya varılamayan nadir mesleklerden biridir. Buna rağmen çoğu kişi öğretmenliğin bahçıvanlığı anımsattığında hemfikirdir. Ama bu bahçıvanlık; bitkileri estetik ve takdir edilme kaygısıyla istediği gibi budayan, söken, temizleyen, mizaçlarına ve genetik çorbalarına bakmaksızın canı istediği gibi birbirlerine aşılayan kese kâğıdı sesli, asık suratlı, bahar yağmurundan veba salgınından kaçar gibi kaçan, bir çiçeğin rayihasını hiçbir zaman ciğerlerinin en dibine kadar çekmemiş, ensesinde güneş pişirmemiş ve bir yamaca uzanip süt köpüğü gibi bulutları izlememiş bahçıvanların, bahçıvanlıklarına benzemez.