Bırak kalsın
masada ekmek,
testide su.
Ayna puslu,
pencere camı kirli.
Bırak kalsın
saçların dağınık,
gözlerin uykulu.
Saksıdaki çiçek susuz,
kedi yalını bekler bir köşede.
Bırak kalsın
meyve ağaçta,
kırlangıç havada.
Dama düşen ince bir yaz yağmuru.
Yoruldun artık,
bütün gün didinip durdun.
Toprak bile,
gök bile,
deniz bile bir yerde yorulur.
Bırak kalsın
süpürge duvarda,
sabun kovada.
Anne, gel yanıma otur...