• Anne sevgisi hariç her şeyden şüpheleniyorum.
  • Herkes canını verecek kadar seni severken; kimseye yük olmamak için, kendi işini kendin yapışını sevdim.
    Başının ağrıdığını öğrendiğimde; başımın ağrısını sevdim.
    Kuşu ölen çocuğun evine taziyeye gittiğinde...
    Anne ve yavru köpekler için koskoca ordunun yolunu değiştirdiğinde; merhametini sevdim, hayvanları sevdim..
    "Benim çocuğum yok, ardımdan okuyacak kimse olmayacak" diye ağlayan Hz.Bilal'i, "Üzülme! Ümmeti Muhammed her ezandan sonra sana okuyacak" diye teselli edişini sevdim.
    Bir gün oturarak namaz kıldığını gören Ebu Hureyre' nin "Ey Allah'ın elçisi, hasta mısın?" sorusuna, "Hayır, açım!" deyip sabredişini sevdim.
    O kadar uzun süre hiç aç kalmadım ben ama kızın Hz.Fatma'ya, "Vallahi kızım, üç gündür baban bir şey yememiştir." deyişinde, açlığı sevdim.
    Hz.Hatice'ye düğün için hediye ettiğin gülleri sevdim..."Hatice'nin sevgisi benim rızkımdır." deyişini sevdim.
    "Beni nasıl seviyorsun?" diye soran Hz.Ayşe'ye, "kördüğüm gibi" cevabını..
    Ve zaman zaman "kördüğüm ne alemde?" sorusuna, "ilk günkü gibi" sevmeyi öğretişini sevdim.
    Sevgili kızın Hz.Fatma, her yanına girdiğinde, ayağa kalkıp karşılamanı, "hoşgeldin kızım" diye öpmeni, elinden tutup, yanına oturtmanı sevdim.
    Hz.Ali ile Hz.Fatma'yı evlendirirken, ikisini karşına alıp, "Ey Ali, kızımı sana cariye olarak veriyorum, ama unutma, sen de onun kölesisin" deyişini sevdim.
    Mirâc'a çıktığında, Allah Teala, "Seni ne ile şereflendireyim?" dediğinde, "Beni Sana kullukla şereflendir" deyişini sevdim.
    Yine mirâcta Rabbim;
    "İste! Ne isteğin varsa vereyim" dediğinde, secdeye kapanıp, gözyaşlarıyla "Senden ümmetimi istiyorum" deyişini sevdim.
    Refik-i Alâ'ya, Yüce Dost'a giderken, "Sizi kevser ırmağı başında bekleyeceğim. Bana kavuşmak isteyen, elini ve dilini kötülüklerden çeksin." deyişini sevdim.
    Ve Rabbimizin; "Andolsun size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki, sizin sıkıntıya uğramanız O'na çok ağır gelir. O, size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir. (Tevbe-128) deyişiyle, seni sevdim.
    Ve Rabbimizin; "Şüphesiz ki, Allah ve melekleri, Peygamber'e çokça salât ederler (dûalar ederler, över ler, yüceltirler).
    Ey müminler! Siz de O'na salevat getirin ve tam bir teslimiyetle selam verin." (Ahzab-56) buyurmasıyla, seni daha çok sevdim!

    *Allahü Teala efendimizin şer'atını, sünnetini, âhlakını, davâsına hizmeti ve şefaatini cümlemize nasip eylesin. Âmin
    * Mevlid kandilinin hayrı ve bereketi üzerimize olsun.
  • Yaşlanmakta olan anne çocuklarının yaşamını yaşama yoluyla kendini onlarla bir sayma, onların heyecanlarını kendi heyecanı yapma yoluyla kendini bu tehlikeye karşı korur. Ana baba çocuklarıyla genç kalır derler. Gerçekte ana babanın en değerli ruhsal kazancı da budur. Kısır kadın, evlilik yaşamında katlandığı yoksunluklara karşılık avuntuların ve ödüllerinin en iyisinden yoksun kalmaktadır. Kızıyla bu duygu katılımını anne o kadar ileri götürebilir ki, kızının sevdiği adama bile aşık oluverir. Bu aşk bazı durumlarda, bu tür duygusal eğilimlere çevrilmiş olan şiddetli ruhsal direnç yüzünden şiddetli nevroz biçimlerine yol açar. Bütün olaylar da böyle bir çılgınca sevdaya karşı, kaynananın ruhunda yaşayan karşıt güçlerin çatışması da katılır. Çoğu kez damada gösterilmesi yasak olan sevgi duygularının örtbas edilmesine neden olan etken, kaynananın damadına duyduğu aşkın bu haşin ve sadistçe içeriğidir.
  • Hiçbir ev kadını kendini mutfakta asmaz. Yemeklere yas sıçratmaz.” (s.12)
    İnsan ölünce zaman yavaşlar. Usulca vuku bulur ağır zamanlı olaylar…” (s.12)
    Kimselere fark ettirmeden dans ederdim ben… içimden.” (s.19)
    “Ah hadi söyle bana, ölünce içimdeki şarkılara ne olacak benim?” (s.20)
    “Hani derler ya insan ölürken hayatı bir film şeridi gibi gözlerinin önünden geçermiş, yok çocuğum, yalan. Ben ölüyorum ve hayatım bir film şeridi gibi gözlerimin önünden falan geçmeyecek. Hissediyorum. Ben unutmak istiyorum doktorcuğum. Eskiden olan her şeyi unutmak. İnsan ölürken geçmişi hatırlarsa çok üzülür değil mi? İnsan ölürken kendi kendini niye üzsün ki!” (s.20)
    “Aslında hepsi yakışıklıydı ölen çocukların. O tabuttakiler, darağacındakiler, yanıp kül olanlar, kanat çırpıp uçanlar, kaybolanlar, sakat kalanlar… hepsi senin gibi yakışıklıydı doktorcuğum çocuğum. Ve içleri şarkılarla doluydu.” (s.22)
    “Çok ağlattınız beni, çok. Ama insan kötü şeyleri çabuk unutuyor. Bakın şimdi size çay demleyeceğim.” (s.33)
    “İnsanları sürprizlerle delirttiği gibi yine sürprizlerle öldüren hayat!” (s.44)
    “**Kadınlar sevişirken mutlu olmaz. Acı çeker. Sadece acı çekmeyi seven kadınlar sevişirler.” (s.77)
    “Kelebeklerin söyleyeceklerini duymak istemiyorum anne…” (s.104)
    “Özlem… sadece özlem, insanın gözünü bu kadar karartır mı?” (s.118)
    Mine Söğüt – Deli Kadın Hikayeleri
  • “ Atatürk’ü büyüten anne tarafından büyütülmüş olmak, onun aldığı terbiyeyi almış olmak, bu onur ve şeref, bir fani olarak sahip olabileceğim servetin en büyüğüdür. “
    (M.Kemal’in manevi evladı Abdürrahim)
  • Peygamberimiz buyuruyor ki,
    "Her doğan fıtrat üzere doğar. Sonra anne babası onu Yahudi, Hıristiyan ya da Mecusi yapar."
    (Buhârî, Cenaiz, 92)