Vedasız gitmeler...Zamansız gitmeler...Gitmenin zamanı olur muydu ki? Birinin,birilerinin zamanlı ya da zamansız gidişi hep acı verirdi yüreğe.Bu nasıl bir gitmekti?
İnsanı en çok anlatamadıkları, içinde tuttukları yaralar yer. Herkesin anlatamadığı ama hafızasında yer eden,üzen hatıraları,hatırlamak istemedikleri vardı.Bunlar insanı yavaş yavaş yer,bitirir.Dudakların mühürlü olması hep bu anlatamadıklarımızdandı.
Bazen düşünüyorum,"Kendini sevmek ne demek?"diye.Kendine kıyamamak mı,yoksa en çok kendine kıymak mı? Bilemiyorum. insan yaşadığı çevreye göre şekil alyor.Kimi kolayca şekil alırken kimi hayatın verdiği şekli almaya çalışırken canı çıkyor.