Okuma kitabı olarak değil ders kitabı gibi görülmeli. Cümlelerin altı çizilerek yanlarına not alınarak okunmalı. Jung’un düşünceleri üstüne pekiştirme olarak diğer psikiyatristlerin de yazıları kitabın konusunu gayet güzel bir şekilde desteklemiş. Hayatımızın her köşesinde sembollerle ve işaretler dolu. Yetenek bunları görmek ve yorumlayabilmekte.
Yanımda sürekli gezdirdiğim ara sıra açıp okuduğum bir kitap. Genel olarak direkt yol gösteren değil kapıyı aralayan bir kitap. Eğer cidden verim almak istiyorsanız yavaş yavaş sindire sindire okunmalı ve cümleler üstüne düşünülmeli.
Elime kitabı aldığımda istemsiz bir önyargı oluştu. Sadece kamp esaret anılarından oluşan bir tarih kitabı gibi göründü yüzüme ama okuyunca öyle olmadığını öğrendim. Hayatımızın ne kadar istediğimiz gibi olmasada devam etmemiz için bir sebebinin olması gerektiğini ve bu sebebi bulmamız gerektiğini çok net bir şekilde gösteren yol gösterici bir kitap.
Fakat hayalinizin saçının tek bir telini, renginin tek bir tonunu, elinde gümüş çanak taşıyan bir müdür ya da elinde mezura saklayan bir profesöre itaat için feda etmek son derece alçak bir ihanettir ve bir zamanlar en önemli insani felaket olduğu söylenen servet ve bekaret kaybı, buna kıyasla bir pire ısırığı gibi kalır.
Ellerim alışılmadık olanın peşinde koşmaktan zevk alır
Ve o bilinen sıradan yoldan ayrılır
Ne de solan ipekler içinde yetişir,
O eşsiz gül, belli belirsiz.