Neşet Ertaş - Zahidem
Türkünün Hikayesi :
Kırşehir’de bir köyde, Neşet Ertaş’ın eline bir kağıt parçası tutuşturulur. Bu kağıtta, öksüz bir çocuk tarafından yazılmış bir şiir vardır. Neşet Ertaş bu şiiri okur, hikayesini dinler ve o kadar etkilenir ki besteleyerek Zahidem türküsü haline getirir. Neşet Ertaş, “Benimki, boynumu bükük koyan eski bir aşk hikâyesidir. Çalgıcı dediler kız vermediler” demiş ve aslında herkesin bir Zahide'si olduğunu söylemiştir.
1901 yılında doğan Arap Mustafa, küçük yaşta kimsesiz kalmış ve akrabaları tarafından büyütülmüştür. Çocuk yaşta Hacı Bürozade Mehmet isimli bir ağanın yanında çalışmaya başlayan Arap Mustafa, ağanın kızına aşık olur. Elbette ağa kızını vermez. Arap Mustafa askere gittiği zaman duyar ki Zahide isimli bu kız evlendirilmiştir. O da alır eline kağıdı kalemi, acısını dizelere döker...
"Zahidem kurbanım oy n'olacak halım
Yine bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden oy haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin...
...
Gurbet ellerinde esirim esir
Zahide kurbanım hep bende kusur..."
youtu.be/L8KvxipjYjM
Zahidem kurbanım oy n'olacak halım
Yine bir laf duydum kırıldı belim
Yine bir laf duydum kırıldı belim
Gelenden gidenden oy haber sorarım
Zahidem bu hafta oluyor gelin
youtu.be/L8KvxipjYjM