Kadınla göz göze geldiği an, "Biliyor musunuz dünyadaki en büyük azınlık kadınlardır," demek istedi. Eşi tarafından öldürülen kadınlar, çocuk yaşta evlendirilen kadınlar, tecavüzcüler sokaklarda elini kolunu ve bilimum uzuvlarını sallayarak gezerken adalete inancını yitirmiş olan kadınlar... Burası erkeklerin dünyası. Burada size yer yok der gibiyiz. O nedenle tekrar özür dilerim," demek istedi.
Kendini sokağın kalabalığına bıraktı yağmur sevmeyen yaşlı adam. Sokağı saran kahve kokusunu içine çekti. 100 gram kuru kahve alıp eve dönmek istese de, “beraber içecek biri olmadıktan sonra...” dedi, iç çekti, devam etti yoluna.
Kaybettiğin zamanı geri alabilmek için ne gerekir ? Geçmişten gelen bir ses , bir koku , tüm o kayıp zamanı yakalamaya yeter mi ? Hayat , bıraktığın yerden devam ne yazık ki.