kur'an ayetleri açıkça, müminlerin, sadece ALLAHı dost edinmelerini; kim olursa olsun insanlarla ilişkilerini bu hanif dine olan dostlukları ve sadakatlerinin gerektirdiği temele dayandırmalarını emretmiştir. böyle olmasa, müslümanların mallarını, canlarını, arzularını ve heveslerini ALLAHın yolunda adamaları nasıl düşünülebilir ki?
bu çağda kendilerini müslümanlardan sayan çoğu kimsenin sorunu da işte budur.
namaz için mescidlere koşar, çoğu zikir ve virdleri sürekli tekrarlar, ellerindeki tesbihlerinin taneleri sürekli olarak şakırdar. fakat insanlarla ilişkilerini, ya aile ya aşiret dostlukları, ya mal ve dünyalık çıkarları ya da heves ve amaçları temelinde kurarlar. böylece hakkı batıl uğruna satmaları veya ALLAHın dinini, değersiz dünyevi emeller için bir ambalaj olarak kullanmaları onları o kadar da rahatsız etmez.
bunlar münafıklardır ki, onların yüzünden müslümanlar geri kalmışlığın, ayrılığın ve zayıflığın her türlüsüne maruz kalıyorlar. işte her seferinde, müslümanların ALLAH a teslimiyeti ve dinleri önüne çekilen set budur.
..gerçek bir teslimiyet olmadan zafer, ALLAH 'a kulluk olmadan teslimiyet ve fedakarlık, candan geçme ve dergahında yakarma ve yolunda cihat olmadan kulluk olmazdı..
belki kıyaslanamaz ama günümüzde popüler olan ve aslında -belki çeviriden kaynaklı- çokta etkili olmayan 'irade terbiyesi' kitabına bin basar. dil konusu üstünden hayatınızın her alanına uygulayabileceğiniz bilgiler.