• Spinoza ile Ali Şeriati arasında ilginç bir benzerlik gördüm: ikisi de yaşadıkları yüzyılın adeta aynı yılı doğmuş ve aynı yıl ölmüş; 44 yıl yaşamışlar. Kavramlara yükledikleri anlamlar bile aynı...
    .
    Yalnız Şeriati'nin bu kitabının ilk bölümlerini okuyunca düş kırıklığına uğradım. Yaptığı tarihi saptamalar isabetsiz. İslâm dünyasının çöküş başlangıcını 1924 Halifeliğin kaldırılmasıyla başlatıyor. Atatürk, 1515'te Halifeliğin alınışını gerçek çöküş nedeni sayıyor. Atatürk dediği için değil, araştırmalarımda ben de bu sonuca ulaştığım için Atatürk'e katılıyorum. Halifeliğin kaldırılması doğru değerlendirilseydi dünyanın önü müslümanlara açılırdı.
    .
    Şeriati, tarihin akışında bulunan nedeni ikiye ayırıyor: Sosyo ekonomik ve inanç diye. Ki hiç doğru değil. Tüm ideolojik akımlar ve Din'ler sosyo ekonomik nedenlerden patlayıp yayıldı. Muhammed'in karşısına dikilenler Allah inancı olan, namaz kılıp oruç tutan, Hac yapan insanlardı. Kavga mülk yani ekonomiden çıktı...
    .
    Şeriati'nin kitap konusunda tek sıkıntısı, üniversitede verdiği derslerin veya topluluk önünde yaptığı doğaçlama konuşmaların banta kaydedilip çözümlendikten sonra yazılmasıdır. Haliyle o anki ruh durumu, duygusal çıkışları, konunun içeriğine dair önemli tespitler yapmasına, ama sonuca ulaşmada hata etmesine neden oluyor... Eminim ki, öldürülmesinden iki yıl sonra Humeyni darbesini ve sonrasında yaşananları öngörseydi bir çok düşüncesini, özellikle Atatürk Cumhuriyetine önyargısını düzeltirdi...
    .
    İslâm'a sosyolojik bakışı ise görkemli. Okuyalım...
    .
    Ali Şeriati / Islam Nedir? Muhammed Kimdir?
  • Hani dersiniz ya " Bu kitap başucunuzda durmalı ve ihtiyaç duyulduğunda tekrar tekrar bakmalı" işte bu kitap da öyle. Bu kitabı yazanlardan Allah gani gani razı olsun. Benim hocalara sorup cevabını alamadığım veya çoğu kez soracak hoca bile bulamadığım onlarca soruma kaynaklarıyla en sahih cevapları veren ilk kitap bu. Kitap, soru-cevap şeklinde ilerliyor ve hiç sıkılmadan okuyorsunuz. 1K da alıntı diye paylaşmak istesem, paylaşmaktan kitabı okuyamazdım o yüzden herkesin kendisine bıraktım okumayı. Arkadaşlar inanın kafanızdaki onlarca itikadi ve ameli sorulara cevap bulabileceğiniz muazzam bi eser bu. Bazı soruları paylaşmak istedim

    En üstün peygamber diye bişey var mıdır?
    Yahudi ve Hristiyanlar cennete girecek mi?
    Gayri müslim ile dost olunabilir mi ?
    Hz.Mehdi ve Hz.İsa gelecek mi ?
    Cehennem ebedi mi ?
    Miraç hadisesi ruh ve cesetle mi olmuştur?
    Bize yalnızca Kuran yeter mi?
    Meal okuyarak, anladığımızla amel edebilir miyiz?
    Hadisler, Kuran ayetlerini neshedebilir mi?
    Her okuduğumuz ayet ve hadisle hemen amel edebilir miyiz ?
    İmam Gazalinin İhyasında uydurma hadis var mıdır ?
    Şiiler nasıl bir inanca sahiptir. (Kaynak olmasa inanmayacaksınız o derece)
    Alevilik nedir ne değildir?
    Hakiki tarikatı nasıl bulabilirim? Sahte tarikatların durumu nedir ? (Kesinlikle öğrenmelisiniz)
    Kandiller bidat mı ? İslamda felsefe var mı?
    İslam'a göre kadınlar ne yapabilir ne yapamaz (Kitap burayı çok iyi anlatmış)
    İslamda 4 evlilik var mıdır?
    Kadın yalnızken yolculuk yapabilir mi ?
    Türkiye darül harp midir?
    İslamda müzik ve resim caiz midir?




    Şia hakkında hiç duymadığım şeyleri bu kitapta "kaynaklarıyla beraber" öğrenmiş oldum. Öyle şeyler yazıyor ki, bazılarını okuyamadım bile, çok dehşet şeyler yazıyor. Şiileri yakından tanımak için mutlaka ama mutlaka okuyun.

    Muhyiddin İbn Arabi hakkında her şey.


    Aşağıda isimleri yazan yazarların kimisinin çok ağır şekilde itikadı bozuk, kimisinin ise bir iki tane hatası var. Bu zatların kitaplarından alıntı yaparak yanlış fikirlerini ortaya atıp, daha sonra kaynaklarıyla ehli sünnetin fikrini söyleyerek güzel bi eser ortaya koymuslar. Kitabın amacı kesinlikle şahıslar değil, fikirlerdir. Lütfen ön yargı ile yaklaşmayalım.


    Mustafa İslamoğlu
    Humeyni
    Mevdudi
    Abdülaziz Bayındır
    Muhammed Hamidullah
    Fethullah Gülen
    Cemalnur Sargut
    Muhammed Esed
    Hayrettin Karaman
    Yusuf El Kardavi
    İbn Teymiyye
    Seyyid Kutup
  • Kitabı ağlamak isteyenler okusun diyorum çünkü kitapta büyük bir anne fedakarlığına yaşanan zorluklara göğüs geren bir annenin hayatına şahitlik edeceksiniz. Bu hayat hiç de kolay değildir. Her şey güzel giderken bir anda Humeyni rejimi nedeniyle İran'a kocasının isteğiyle giden Betty ve kızı (Mehtap) oradaki ortama yabancı kalır. Kocası kısa süreli akraba ziyareti desede gün geçtikçe böyle olmadığını anlayan Betty kızını bu çağın gerisinde kalmış gördüğü Amerika kültürlerinden daha farklı dini zorlamaların ve toplumda kadının değerinin olmadığı bu izbe yerden kurtulmak tekrar Amerika'ya dönmek ve kızını bu yerden kurtarmak ister.
    Ve bu istek hiç de kolay değildir. Çünkü hiç bilmediği bu yerden yasal olarak kurtulmayı başaramayıp yasadışı yeraltı dünyası dediğimiz insanlara başvurur ve onlarda kızını burda bırakması ve sadece kendisinin gelmesi şartiyla kabul edeceklerini bildirir. Betty kızı (Mehtap)' dan asla vazgeçmeyeceği için zorlu bi süreç onu beklemektedir.
  • Insan sevemez artık . O eskidendi mark varkendi , paradan sıfırlar atılmamışken,
    Dolar 1 lira civarlarında iken, Euro yok iken, Humeyni gelmeden, İngiliz kraliyet ailesinin oğlu henüz ergenken..
    Simit 250.000 lira iken aşıklar bankta oturur, bir de 100.000 e çay parlatırken..
    Çin henüz piyasaya hakim olmamışken..
    Insanlar omuz omuza çarpıştığında dostluklar oluşurdu,
    Kutulara gömülen kimseyi göremezdin otobüslerde o zamanlar.
    Hızlı trende yoktu.
    Yalnız zenginlerin uçağa bindiği vakitlerdi.
    Marlboro ucuzdu bir de...

    Demem o ki geçti buz dağının gülleri...
    Şimdi dualar da lale devri...
  • Etrafı devrim muhafızlarıyla kuşatılmış, halkından kendi gücüne güvenmesini isteyen, "Büyük Şeytan"ı lanetleyen ve Batı kültürünün
    bütün izlerini silmeye ant içen Ayetullah Humeyni'ye baktığımda, etrafı kızıl muhafızlarla kuşatılmış, "koca kağıt kaplan"ı
    lanetleyen ve kapitalist kültürün bütün izlerini silmeyi vaat eden yaşlı Mao Zedong'u düşünmekten kendimi alamıyorum.
  • Aralarındaki tüm tarihsel farklılıklara rağmen, İran Devrimi'nde Humeyni'nin, 2000'ler Türkiyesi'nde AKP'nin başarısı aynı nedenin, dindar burjuvazinin alt sınıfların desteğini kazanma becerisinin sonucudur.
    E. Attila Aytekin
    Sayfa 442 - Burak Gürel