Michelangelo'dan beri heykeltıraşlar eserlerindeki kusurları, çatlakların içine sıcak balmumu sürüp, üstünü taş tozuyla kaplayarak kapatmışlardı. Bu aslında bir hileydi, bu yüzden "balmumsuz" -kelime karşılığı sine cera- heykellerin içtenlikle yapıldıkları düşünülürdü. Bu söz o zamandan sonra yerleşmişti. Bugün hala mektupları "içtenlikle" diye bitirince, "balmumsuz" yazdığımızı ve sözlerimizin gerçek olduğunu söylüyoruz.