Kendini yenmekten söz ediyordu. En küçük duygusal bağlarına bile böylesine önem veren bir ölümlü, nasıl aşabilirdi kendisini? Koza örer gibi çevresinde durmadan yeni bağlar arayarak, o kozanın içinde kendisini durmadan yeni bağlarla bağlamaya kalkışarak...
Belki de kafasını boşuna yoruyor. Hiçbir şey olacağı yok. Ama hiçbir şey olmasa bile, bütün küçük dertlerin, küçük hesapların bayağılığı öyle soluk tıkayıcı ki.
Bir duygunun, ilk algılandığı andaki yoğunluğuyla, zamanın birden durduğunu düşündürecek yada yaşanan anın baş döndürücü bir hızla geri gittiği kanısını uyandıracak bir keskinlikle, bir kez daha duyulması olası mıydı ?