İnsanların hayatlarını yaşamalarına ne kadar çok izin verirseniz kendi hayatınız o kadar iyi olur. Kontrolü ne kadar çok bırakırsanız o kadar fazla kazanırsınız.
Dört gün sonra biraz daha büyümüş olacağım ve istediğim anda istediğim yerde olabilme cesaretini gösteremiyorum hâlâ. Kafelerde bağıra çağıra konuşmayı, konserlerde kayıt yapabilmeyi, yürürken insanlara çarpıp "pardon" dememeyi, Ahmet Kaya'dan "Beni Vur" çalarken ağlamamayı, şekeri tamamen hayatımdan çıkarmayı; iyi müziği, iyi kahveyi ve iyi yemeği yerinde yemeyi; çok su içmeyi, iyi yazı yazabilmeyi, haftada iki kitap bitirebilmeyi, yürümeyi, daha çok sergi gezebilmeyi, daha çok ülke görebilmeyi, sevilmeyi, sevmeyi, aldatıldığım yerde durmamayı, kızgınlığımı açık edebilmeyi, dinlenebilmeyi ve durabilmeyi, seni istediğimi, çok istediğimi söylemeyi öğrenemedim hâlâ. Ne öğrendim diye sorsam, vardır birkaç sıralı notum. Ama öğrenemediklerimde aklım.