ozan erdoğan, Uyku'yu inceledi.
19 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Bir Hüsnü Arkan kitabı. Ezginin Günlüğü'nün güzel sesinin en az bir o kadar güzel kalemini ilk olarak "Ölü Kelebeklerin Dansı"nda fark etmiştim. O da bir farklı romandı ama "Uyku" bir acayip bir şeydi. Böyle fantastik şeyler yurdumuzdan çıkmaz, çıksa bile inandırıcı olmaz okuma çekiciliği taşımaz diye düşünürdüm. Sonra Hüsnü Arkan yıktı bu düşüncelerimi, ellerine, diline, kalemine sağlık . . .

Özür dileyerek..
Yerli bir şarkı önerir misiniz ?
Fazıl Say - İnsan İnsan
Hüsnü Arkan - Nereye Uçar Turnalar
Manuş Baba - Karanfil
..gibi yani pek aşk şarkısı olmayanlarından.
Teşekkür ederim.

Leyla
Söz: Hüsnü Arkan - Müzik: Nadir Göktürk
Seslendiren: Barış Akarsu

Bir sabah çıksam kaybolsam
Dönmesem kalsam anılarda
Belki bir sevdâ türküsünde vurulurdum
Gel künyemi al dağlardan...

Aşk nedir söyle, kayboldum...
Belki bir düşte unutulmak...
Her sabah bir dev masalında uyanınca
Hep çocuk kalmak, kurtulmak!

Kar yağıyor bu gece, öyle beyaz ki şehir
Anlamak bir ömür sürer, hayat niye kirlenir?..

Karlı bir gece sen buldun,
Kaldırımlarda kalbimi.
Al götür rüzgârlara savur, hadi durma!
Ver benim eski yârimi!

Ben kimim söyle, kayboldum
Dönmedim kaldım anılarda
Her sabah bir çöl masalında uyanırdım,
Belki de yanlış bir Leylâ...

https://www.youtube.com/watch?v=p7gPtv0L_wI

Züleyha Çiçek, bir alıntı ekledi.
 16 May 23:29 · Kitabı okudu · Puan vermedi

... Sonunda öyle bir yere varıyorsun ki, hayatının sahici bir şeye benzemesini istemeye başlıyorsun... Ama sonra, sahici olan nedir diye düşünüyorsun. Başkalarının hayatı hakikaten sahici mi? Bizden öncekiler hakikaten yaşadılar mı?

Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 131 - Kırmızı Kedi)Mino'nun Siyah Gülü, Hüsnü Arkan (Sayfa 131 - Kırmızı Kedi)
filhakika, bir alıntı ekledi.
16 May 22:01

İnsan susarak da bir şey söyleyebilir.
Bu olabiliyor.
Umut edenler genellikle susuyorlar;
kendimden biliyorum...

Gülhisarlı Terziler, Hüsnü ArkanGülhisarlı Terziler, Hüsnü Arkan

Hüsnü Arkan
Hayal kırıklığı insanı öldürmüyor! Yalnızca, yaşama azmimiz bir parça eksiliyor; başka bir şey olmuyor… Bir defa daha ayağa kalkana kadar, eskisi gibi gülmeye başlayana kadar, günlük işlerin hengâmesine tekrar dönene kadar, bir vakit bocalıyoruz. Sonra yara izi gibi bir şey kalıyor… Zamanla kabuk bağlıyor. Elin hep oraya gidiyor; kaşıyorsun… İnsanın, diliyle eksik dişini yoklamasına benziyor. Sonra kaşımamayı, yoklamamayı öğreniyorsun. Hepsi yalan tabii… İnanma! Ben daha çok gencim.
(Bu adamı sevme sebeplerimden biri...)