huzami

Biraz uzun ama okunmaya fazlasıyla değer bir mektup...
Merhaba Theodor Goldberg, Herzel ve Shapiro aileleri. Sizlere bu şekilde hitap ediyorum çünkü hiçbirinizle kan bağımın dışında bir bağım olduğunu düşünmüyorum. Vaat edilen topraklar diye diye insanlıktan çıkışınıza ve merhamet duygunuzu yitirişinize şahit oldum bu topraklarda. Pusulası merhamet olmayan insanın varacağı tek mevzi zulümdür. Sizler de merhamet pusulanızı yitirmişsiniz ve sırf sizin dininize mensup değiller diye kadın, erkek, çoluk-çocuk demeden zulmediyorsunuz. Gözümün önünde nice insanlar öldü bu topraklarda sırf Müslüman oldukları için. Gelinlik giyecek kızlar kefen giydiler sizin yüzünüzden. Evleri başlarına yıkılan çocuklar enkazlar altında kaldılar. Bahçelerinden tek geçim kaynakları olan zeytin ağaçlarını söküp kopardınız! Beş ile on yedi yaş arasi çocukları annelerinin bağrından koparıp, demir parmaklıklar ardına attınız! Yetmedi! Aç bıraktınız... Yetmedi! Susuz bıraktınız... Yetmedi! Fiziksel ve psikolojik şiddete maruz bıraktınız... Okul yolundaki çocukları kalemlerinin uçları sivri, bize saldıracak bahanesiyle acımasızca tutukladınız. İbadet eden insanları savunmasız bir şekilde kurşuna dizdiniz! Okul bahçesinde oynayan çocukların ve öğretmenlerinin başlarına bombalar indirdiniz! Sen Aliza! Bizi doğurup büyüten kadın. Sana anne diyemiyorum... Zira anne olabilseydin eğer kendi evladına yapılmasını istemediğin bir şeyi başka annelerin evlatlarına yapılmasına müsaade edemezdin. Acımasızca başka bir annenin evladının başından aşağı bir kova suyu boşaltırken vicdanın sızlamadı mı hiç? O çocuk senin yüzünden hastalandı ve yataklara düştü. Büyük bir zevkle hasta ettiğin çocuğun annesi ise bize sarıldı. Kollarını açtı. Evini açtı. Sofrasını açtı. Yahudi'yiz diye senin yaptığını yapmadı. O bir anne! Sen ise bedeninden birkaç canlının çıkmasına müsaade
İnsan ve Duygular
Emre Gündaş isimli okura yanıt verildi
huzami
Kalem benim değil. Bu bir alıntı.