Ozz

Ozz
@hyperstatic
Kitap okuma motivasyonumu artırmak ve okumayı özendirmek niyetiyle burdayım.
İnsanlar sana gerçek renklerini gösterdiğinde onları boyamaya çalışma. Alıntı
Duygu ve Düşünce
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Oturduğu koltuğa güç veren mi, oturduğu koltuktan güç alan mı?
Giordano Bruno bundan dört yüz küsur yıl önce, Güneş’in ve Dünya’nın dönüşü hakkında kendi görüşünü savunduğu ve resmî görüşe, yani kilisenin görüşüne uymayı reddettiği için engizisyon mahkemesi tarafından yakılarak idama mahkûm edilmişti. 17 Şubat 1600’de, yüzüne demir bir maske geçirilip yakılarak cezalandırıldı. Ondan altı yaş küçük olan Galileo Galilei ise aynı konuda yine kilisenin görüşüne aykırı görüşler açıkladığı için ev hapsine alınarak yargılanıyor, ama o süreçte kral çıplak demekten vazgeçtiği için öldürülmüyor ve 1642 yılında, yani Bruno’nun yakılışından kırk iki yıl sonra, eceliyle ölüyor. Rivayete göre gerçekte görüşünü değiştirmemiş, son duruşmadan çıkarken "Eppur si muove" (aslında dönüyor işte) diye mırıldanmıştır. O tarihten sonra 17 Şubat, İtalya’da ve başka yerlerde bir tür hakikate sadakat günü olarak anılagelmiştir. Demek ki Nâzım, “Sen yanmasan/ Ben yanmasam/ Biz yanmasak” dizelerini içeren “Kerem Gibi” şiirini boşuna yazmamıştır. Dünya edebiyatında epey geniş yer bulmuş olan bu iki bilim insanı, günümüzde bir arketip çifti kabul ediliyor. Boyun eğmekle eğmemeyi temsil eden iki arketip. Elbette tarihsel düzlemde “arketip (ilktip)” dediğimiz motiflerin sayısız nüansı vardır. Boyun eğmenin, sessiz kalmaktan tutun, gidip krala asker selamına durmaya yani demagojiye kadar varan çeşitlerine rastlanıyor. Ve boyun eğmemenin, isteneni söylemeyi reddetmekten tutun, hakikati apaçık söylemeye ya da söylenmişin altına imza atmaya kadar varan çeşitleri yaşanıyor. Zorlayıcı bir tarihsel hakikatin yalnızca bir kısmını bile dile getirseniz, iktidar sahipleri sizi de sayısız gazeteci ya da barış akademisyeni gibi cezanın güncel bir türüne çarptırmak isteyecektir. Boyun eğmenin en çirkin biçimlerinden biri ise herhalde koltuk altından fazla uzaklaşmamak
Alıntı
Hayat bir insanın doğru davranmasını bekleyecek kadar uzun değil.*"İstese yapardı."* de ve devam et... - Prof. Dr. Erkan Topuz
1000Kitap
Kadınları tanıyan bir erkekten alıntı(istisnalar kuralı bozmaz)
Bi kadın kimseye karşı tatlı olmak zorunda değil. Bi kadın herkese gülümsemek zorunda da değil. (Sırf bazı erkekler nezaketi yeşil ışık sanıyor diye.) Ama gerçek şu. Bazen kadın sadece kibardır ama adam hemen şunu düşünür: "Benimle ilgileniyor." Hayır dostum, nazik olmak flört etmek değildir. Bir kadın fazla gülünce, fazla sempatik olunca bazı erkekler bunu davet sanıyor. Oysa o sadece insan gibi davranıyor. Bu yüzden birçok kadının yüzü nötrdür. Ciddi görünür, mesafeli durur. Çünkü çok iyi bilir ki birine gülümsese biri mutlaka şunu diyecek: "Bana yürüdü” Sonra ne olur; rahatsız edilir, sınır aşılır. "E bana gülümsemiştin?" Hayır. O sana sadece kibar davrandı. İnsan olduğu için, herkese günaydın dediği için sana da gülümsedi. Bi kadın kimseye sempatiklik borçlu değil. ALINTI
Alıntı