“Bulaşık yıkarken sadece bulaşık yıkamalısınız. Bu, bulaşık yıkarken bulaşık yıkadığınız gerçeğinin tamamen farkında olmanız demektir. İlk bakışta bu biraz saçma görünebilir; neden bu kadar basit bir şeye bu kadar anlam yükleyelim? Ama asıl mesele budur. Orada duruyor olmam ve bu kapları yıkıyor olmam mucizevi bir gerçektir.
Tamamen kendim olduğumda, nefesimi takip ettiğimde, varlığımın, düşüncelerimin ve eylemlerimin farkında olduğumda, dalgaların üzerinde oraya buraya savrulan bir şişe gibi akılsızca hareket etmem mümkün değildir. Eğer bulaşıkları sadece çayı içebilmek için bir an önce bitirmeye çalışarak yıkarsam, o an aslında yaşamıyorum demektir.”
Farkındalığın Mucizesi
“Çoğu insan şimdiki anı, aşılması gereken bir engelmiş gibi görür. Şimdiki an yaşamın kendisi olduğu için, bu şekilde yaşamak delicedir. Ne yapıyorsanız yapın, o anın içinde mevcut olduğunuzda, eylemin bir amaca ulaşmak için araç olmadığını fark edersiniz. Yapıyor olmanın kendisi tatmindir.
Eğer dikkatiniz sonuçtan ziyade yaptığınız işin üzerindeyse, şimdiki anı sadece bir geleceğe ulaşma aracı olarak gören o eski egoistik koşullanmayı kırmış olursunuz.
İşin kalitesi, sonucun ne olacağından çok, o anki bilincinizin kalitesine bağlıdır.