• Dinle siyaset arasında ve dinle şeriat arasında bir ayrım yapmak şarttır.Matüridi'ye göre din bütün peygamberlere hiç değişmeden vahiy yoluyla tekrarlanan şeyin adıdır. Şeriat ise peygamberden peygambere değişen uygulamalardır. Din olarak peygamberlere gelen değişmeyen şey mutlak bilgidir. Akılla bilinen türdendir. Bunları Allah'ın varlığı, birliği, Allah'a şükretmenin gerekliliği ve ahlak ilkeleri olup hem akılla, hem de vahiy ile bilinebilir.Aslında dinle ilgili vahiyle gelen şeyler yeni şeyler değildir. İnsan aklıyla da bilinebileceğinden, vahyin insana hatırlatması söz konusudur.Bu anlamda vahiy insana önemli bir katkıdır. Bu konuda Maturidi'nin bir sözü çok önemlidir."Dinin kaynağı akıldır." Yani dine ulaşmanın yolu akıldır. Bu bilgiye akılla da ulaşılır, insan aklıyla ulaşamadığı takdirde taklit yoluyla, birisinin öğretmesi ile veya doğrudan doğruya doğuştan getirdiği bilgiyle din oluşturamaz. İnsanlar doğuştan Mümin ve kafir değildir. Dolayısıyla insan ve inançsızlık insanın aklıyla gerçekleşebilir. İnsan kendisi oluşturur, kendisi temellendirir, kendi içinde yaşar, kendi eylemin sonucu enanır.Şeriat ise, insanlık kültürü içerisinden alınan unsurlar taşımakla birlikte, İmam Maturidi'ye göre değişen ve değişmeyen olmak üzere iki yönü vardır. Bütün peygamberlerin şeriatlar edilmiştir. Hz. Muhammed'e gelen Şeriat bugün yaşamaktadır, fakat burada bu şeriatın değişen ve değişmeyen olmak üzere iki yönü bulunmaktadır. Örneğin onun anlayış
    geçmişte işlenen ve el kesme cezasını gerektiren suçlarla bugünkü suçlar birbirinden çok farklıdır...
  • Hz. Enes diyor ki: “Bir adam, Rasulullah'a
    gelerek: "Ey Allah'ın elçisi! Kıyamet ne zaman kopacaktır?" diye sordu. Efendimiz: "Sen boş ver kıyametin ne zaman kopacağını da bana, onun için ne hazırladığını söyle.” dedi. Adam: "Allah ve Resulü'ne karşı beslediğim sevgi dışında hiçbir şey hazırlamadım." dedi. Bunun üzerine Efendimiz (S.A.V.): “Şüphe yok ki sen, sevdiklerinle beraber olacaksın." diye buyurdu
  • "Benim bu sözüme niye şaşırıyorsunuz? Ben her gün semadan ona vahiy geldiğine iman ediyorum; onun semaya çıktığına mı inanmayacağım?"
    [Hz.Ebubekir Ra]
  • Allah'a kul olur, imanın tadına varan; Allah'a Hz.İbrahim (A.S.) gibi Halil, Efendimiz (S.A.V.) gibi Habib olur.
  • Muhammed Emin Yıldırım Hoca Siyer Tarifi..!

    Siyer her ne kadar bir insanın, bir beşerin hayatı olsa da, aslında bütün bir beşerin hayatıdır.

    Bakara 1. ve 185. Ayetin Tefsiri..!

    Kur'an, muttakiler icin hidayet kaynağıdır. Ancak muttakiler bunun insanlık için hidayet kaynağına çevirebilir. Eğer insanlığın bundan nasiplenmesini istiyorsak, bizim muttaki olma sorumluluğumuz var. Biz muttaki olursak Kur'an'ın mesajlarını insanlara duyurmuş oluruz.

    5 Basamakta Siyer..!

    1- Bilmeye Çalışmak
    2- Anlamaya Çalışmak
    3- Kavramaya Çalışmak
    4- Yoğrulmaya Çalışmak
    5- Yaşamaya Çalışmak

    Unutmamak gerekir ki ilimden maksat ameldir.

    Efendimiz'in (sav) Hayatından Ne Öğreneceğiz ?

    1- Tevhidiin gerçek manasını Efendimiz'den (sav) öğreneceğiz.
    2- Vahyi yani Kur'an'ı Efendimiz'den (sav) öğreneceğiz.
    3- Hayatın menhecini, usulünü Efendimiz'den (sav) öğreneceğiz.

    Mekke ve Diğer Bölgeler..!

    O gün dünyanın tamamını şöyle beraberce değerlendirdiğimizde, bunların içerisindeki en iyi yerin Mekke olduğunu görüyoruz. Etrafındaki bölgelere göre daha düzenli, derli toplu ve daha özgürlükçü. İnsana değer verme açısından daha iyi bir noktada. Okuma yazma oranı diğer kesimlere göre yüksek.

    Efendimiz'in Bulunduğu Zemin..!

    Mekke toplumu okuma yazma oranı yüksek bir toplum. Takdir edersiniz ki bilmeyen adamları ikna etmek biraz kolaydır. Ancak bilen adamları ikna edebilmek kolay bir şey mi? Mekke bir çok şey biliyor, dünyayı tanıyor, o günkü şartlarda bütün coğrafyalarla irtibatı var... Böyle bir zemine geliyor Efendimiz (sav).

    Mekke Bürokrasisi..!

    Görüldüğü üzere Mekke'de görevler birileri tarafından icra ediliyor fakat ortada bir başkanlık, krallık veya hükümdarlık yok. Çünkü hürriyeti seven topluluk var; kimseyi bu noktada öne çıkarmak istemiyorlar, birinin hükmü altına giremiyorlar, yönetimde eşit oranda söz sahibi olmak istiyorlar.

    Daru'l Erkam ve İlk Müntesipleri..!

    Mekke'nin nüfusu o günlerde on bin civarındaydı. Bir başka husus, Efendimiz (sav) o gün Mekke'nin okuma yazma bilenlerinin neredeyse yarısını Daru'l Erkam'a talebe olarak almıştır. Yani ilk müslümanlar içerisinde fakir fukaralar, garip gurebalar çok değildi.

    Efendimiz'in (sav) Davet Metodu..!

    Efendimiz (sav) ilk günlerde birer birer şahıslar üzerinde duruyor ve işin başlangıcında toplumun gözünde itibar sahibi olan ve toplumu sevk edecek, Müslümanlığı duyulduğu zaman kitleleri etkileyecek insanlara daha fazla önem veriyor.

    Neden Risalet Mekke'de Geldi Hikmetleri..?

    O gün için en önemli iletişim aracı ticarettir. Mekke'nin ticaret merkezi olması, orada ortaya çıkan bir mesajın beş altı ay içerisinde biraz önce saydığımız devletlere ulaşmayı sağlıyor. Yani ilk sene, nübüvvetin daha birinci yılında, Mısır'da İslam'ın haberi konuşuluyor.

    Ticaret yapan insanın ufku genişler, dünyayı tanır, başkalarıyla bağ kurar. Bütün bunların avantajı, Allah Rasulü'nun (sav) neşet edeceği o coğrafyada mevcuttu.

    Efendimiz'in Avantajları..!

    Efendimiz'in (sav) kullandığı en önemli avantajlardan bir tanesi de asabiyet bağlarıydı. O günkü aile bağlarından Efendimiz (sav) epey istifade etmişti. Mekke'de şöyle bir mantık vardı: "Benle kardeşim, amcamın oğluna karşı; benle amcamın oğlu, yabancıya karşı." Bu, o zemini anlayabilmemiz açısından çok önemli bir cümledir.
    Hatırlayın Efendimiz'i ne ile İtham ettiler?
    - "Birliğimizi bozdu. Bizi dağıttı. Biz Kureyş olarak birdik ama o bozgunculuk yaptı. Getirdiği şeyle kişiyi annesinden, babasından, amcasından, halasından, dayısından ayırdı." Toplumda da en çok karşılık gören iddia bu iddiaydı.

    Mekke'nin Dezavantajları..!

    Kadın meselesi var. Mekke'de kadına değer verilmiyor. Kız çocukları diri diri gömülüyor. Herkes değil ancak toplumun bir kısmı bunu yapıyor.
    Kadınlara miras verilmiyor.

    İslam Dünyası ve Kadın, Muhammed Emin Hoca Yorumu..!

    Ne yazık ki şu anda İslam dünyası olarak bu hususta peygamber ufkunda değiliz. Bize de sonradan ne olduysa Cahiliye'ye, o kafaya ve o zihni yapıya geri döndük... Bugün modern algılar da kadını farklı bir biçimde kullanmaya çalışıyor.

    Mekke'nin Dezavantajları..!

    Mekke'nin dezavantajlarından biri de yetimlerin bir görülmesi, kıymet görmemesi. Bir başka dezavantajı ise dini yapının yani akidenin karmaşık yapısıydı. Mesela Mekke'de 360 tane put vardı. Mekke'de bir tane Hıristiyan yoktu fakat Meryem Ana figürleri mevcuttu. İsa'ya (as) nispet edilen heykeller ve resimler vardı. Neden? Çünkü akide yani inanç karışmıştı. Kim ne getirirse getirsin...

    Araplar ve Soyları..!

    Araplar ikiye ayrılıyor: Arab-ı Baide ve Arab-ı Bakiye.
    Arab-ı Baide denilen Araplar, soyları tükenmişz bitmiş olanlardır. Mesela Ad, Semud, Medyen gibi Kur'an'ın da bahsettiği kabilelerdir.
    Arab-ı Bakiye ise ikiye ayrılır: Arab-ı Aribe ve Arab-ı Müsta'ribe. Arab-ı Aribe; Kahtan, Cürhüm, Yar'ub ve onların devamı olarak Evs ve Hazrec. Bütün bunlar, Arab-ı Aribe sayılıyorlar. Arab-ı Aribe saf Arap demek. Yani katışıksız. Soylarında hiçbir karışım yok. Arab-ı Müsta'ribe ise sonradan Araplaşanlar. Allah Rasulü (sav) de sonradan Araplaşanlardan...

    İslam ve Kadın..!

    Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın vardır... İslam arkada tutmuyor kadını, yanında tutuyor. Arka diye bir şey yok. Hacer, İbrahim'in (as) yanında; Hatice anamız da Rasulallah'ın (sav) yanındadır.

    Neden Mekke Seçildi..?

    Ticaretin merkezi olması, Kabe'den dolayı dini merkez olması, Kureyş'ten dolayı saygı gören bir soy olması ve daha nice sebepten dolayı Mekke seçildi.

    Efendimiz'in Anne ve Babası..!

    İbn Hişam'ın bize verdiği bilgiye göre Abdülmuttalib, Mekke'nin en iffetli, en asil hanımı olan Amine'yi oğlu Abdullah'a istedi. Böylece o kutlu evlilik kurulmuş oldu.

    Ebrehe Olayı ve Günümüz.. Bu yazı su kaldırır..!

    Aslında Ebrehe Yemen'in valisidir. Hem kendi ahalisine hem de valisi olduğu krallığı karşı kendini ispat etmek için koca bir kilise inşa etmek istiyor. Ben bu kiliseyi yaptırırsam insanların gönüllerini buraya doğru kaydırırım diye düşünüyor. Ebrehe'nin mantığı - ki Ebreheler bugün de var - bütün teveccühü binada zannediyor. Koca bir bina, gösterişli bir bina, büyük bir bina dikersek işi hallederiz diyorlar. Aslında bina inşaattır. Asıl olan imardır. Asıl olan ihyadır...

    Hatice'nin Kelime Anlamı..!

    Hatice'nin kelime manası erken doğan kız demektir. Babası Huveylid bir ticari seferdeyken kızı erken doğmuş ve kızına böylece bu isim verilmiştir.

    Hatice Annemizin Mali Durumu..!

    İbn Sa'd şöyle bir bilgi veriyor bize: "Mekkelilerin toplam malı ne kadarsa, Hz.Hatice annemizin çıkaracağı kervan ona denkti."

    Hatice Annemiz (r.anha) Hakkında..!

    Annemiz dul kaldığında yaşı 37 ve Mekke'nin en soyluları onunla evlenmek için can atıyor. Kim yok ki onların içinde... Ebu Süfyan, Ebu Cehil, Velid b. Muğire ve daha niceleri onunla evlenmek istiyor. Hatta bazı siyer yazarlarına göre Ebû Cehil'in Allah Rasulü'ne (sav) beslediği düşmanlıkta bu evlilik meselesininde payı var.

    Semahat Bir Tüccarda Bulunmalı..!

    Semahat dediğimiz şey - ki her Tüccarda olmazsa olmaz esastır- Efendimiz'de var.
    Ne demek Semahat?
    Kolaylık... Mal alırken de satarken de inanılmaz bir muamelesi var ve kolaylık gösteriyor.

    Tebliğ Usulü..!

    Efendimiz akrabalarını yemeğe davet edip onları İslam'a davet edecek. Tam konuşacağı esnada Ebu Leheb "o meseleyi hiç açma" diyor. Efendimiz de hiçbir şey demedi.
    Burada tebliğ usulüne dair çok önemli bir mesaj var. "O da sözü zayi etmeme meselesidir. Eğer bir yerde sözün itibarı kalmamışsa, muhataplar o sözü duymaya hazır de

    Mümin..!

    Mümin, tavrını değiştirmeyen adamdır. Şartlar mümini şekillendirmez. Ancak mümin şartlara göre o tavrın en ideal halini ortaya koyar.

    İslam Davası Güneş Gibidir..!

    Efendimiz (sav) şöyle dedi: "Şu güneşin ışıklarının size ulaşabilmesini engelleyebilir misiniz?" Müşrikler hep bir ağızdan "Hayır" dediler. Efendimiz (sav) buyurdu ki: "Nasıl ki güneşi engelleyemezseniz, bu hak davayı da engelleyemezsiniz. Bu öyle bir dava ki güneş gibi; ne yaparsanız yapın onun önüne geçemeyeceksiniz."

    İsra Suresindeki "Mescid-i Aksa'dan" Kasıt Nedir..?

    Burada söylenen yapı itibariyle bir cami değil, mekan itibariyle bir mabet yeridir. Dolayısıyla kutsal olan, mekanın üzerindeki yapı değil, bizzat o mekandır. Allah (CC) bu mekanda bizim birazını bildiğimiz ama çoğunu bilmediğimiz şekilde farklı bir anlam ve farklı bir değer yüklemiştir. Bu hakikati iyice kavramamız gerekiyor. Unutmayalım, Allah Rasulü Kudüs'e gittiği zaman orada yapı itibariyle bir mescid yoktu. Dönüp geldiğinde, Mekkeliler ona Kudüs'ü sorduklarında anlattığı şey mescidin yapısı değil, Kudüs şehrinin kapı ve sütunlarıydı.

    Abdullah ibn Selül Efendimiz'e Neden Düşman..?

    Buas savaşlarından sonra Evs ve Hazreç Kabileleri antlaşma imzalıyorlar. Maddelerden birine göre her yıl bir kişi, iki kabileye liderlik yapacak. İlk sene Hazreç kabilesi bu işi üstlenecek. Hazreç kabilesinden bu görevi yapacak kişi de Abdullah b. Üvey b. Selül. Hatta bu iş için bir taç bile sipariş vermişti. Sonra ilerleyen dönemde Efendimiz (sav) geliyor. Şimdi anladınız mı İbn Selül'ün neden Efendimiz'e düşman olduğunu ?

    Siyeri Hangi Gözle Okumalı..?

    Kardeşlerimiz kesinlikle şunu bilsinler ki Peygamberimiz (sav) bir adım atmışsa, bir söz söylemişse, bir yerde sükut etmişse, bir yerde bir insan görevlendirmişse, bir yerde bir şeyi farklı bir biçimde yapmışsa, kesinlikle bunun bir hikmeti ve bize verilen bir mesajı vardır.

    Tebliğe Nereden Başlamalı..?

    Esad b. Zürare (Ra) Medine'ye tebliğ için dönerken Efendimiz'e nereden başlayalım ya Rasulallah? dedi. Efendimiz de "Evden" buyurdular.

    Akabe'de Ne Üzere Biat Edildi..?

    1- Şirk koşmayacaksınız.
    2- Hırsızlık yapacaksınız.
    3- Zina etmeyeceksiniz.
    4- Zina ve İftira mahsulü çocukları başkasına nispet etmeyeceksiniz.
    5- Her ne gerekçeyle olursa olsun çocukları öldurmeyeksiniz.
    6- Hz. Peygamber'e karşı çıkmayıp ona her hayırlı işinde itaat edeceksiniz.

    Gündem, İslam Ya Rasulallah..!

    Medine'deki Müslümanlar 2. Akabe Biat'ına gelince Efendimiz Musab Bin Umeyr ile görüşürken "Ne var ne yok Yesrib'de?"dedi. Musab (Ra) buyurdu ki: " Ya Rasulallah, Yesrib'de İslam'ın girmediği ev kalmadı, Gündem islam Ya Rasulallah"..
    Bakın herkes müslüman oldu demiyor, gündeme İslam Ya Rasulallah diyor..!

    Davet Metodu..!

    Davet ve tebliğ konusunun en önemli üç esas vardı. O da mesajımızın mükemmel, muhatabımızın muhterem, metodumuzun müceddid olmasıydı. Allah Rasulü (sav) davet ve tebliğ meselesinde bunlara çok dikkat ederdi.

    Günümüz Evliliklerine Dair Nükteler..!

    Bugün evlilikleri sıkıntıya sokan ciddi meselelerden bir tanesi, eşlerin birbirlerinin ailelerini istenilen oranda sevmemeleri ve birbirlerinin ailelerine istenilen oranda saygı duymamalarıdır. Bakın boşanma nedenlerine, en önemli sebeplerden bir tanesi olarak bunu göreceksiniz. Birde Hz. Hatice Anamız var ki diyorki: Ya Muhammed seninde annen yok benimde ama senin sütannen Benî Sa'd yurdunda onu da çağıralım. Hatta bizimle kalsın..

    Kısa ve Net Bir Kural..!
    Seven, sevdiğinin sevdiklerini de sever...

    Sübhanallah..!

    Efendimiz Aişe Annemize diyorki: i"nni kad ruziktu hubbuha.."
    "Ben Hatice'nin sevgisiyle rızıklandırıldım."
    ( Müslim )

    Hatice Aramakla Bulunacak Bir Şey Değildir..!

    Unutmayalım ki Hatice aramakla bulunacak bir şey değildir. Bunu iyice görelim. Erkek tarafı olarak konuşuyorsak bilelim ki Muhammedî ahlakı kuşandığımız oranda Allah bize Hatice Annemizin adımlarını takip etmeye çalışan eşler nasip edecektir.

    Efendimiz'in Eile Saadetinin Temeli..!

    Efendimiz'in aile saadetinin temelinde iki önemli şey yatıyordu. Eşlerin beklentilerinde itidalli olmak ve Eşlerin birbirlerine karşı gösterdiği inanılmaz vefa. Yani beklentide itidal ve vefa...

    Neden 40 Yaşında İlk Vahiy? Hikmeti..!

    Kaynaklarda üç yaşın çok önemli olduğunu görüyoruz: 23,33,40. 23 fiziki olgunluk yaşıdır. Artık bedenin, biyolojik olarak, nihai anlamda olgunlaştığı yaştır. 33 akli olgunluk yaşıdır. Efendimiz'in (sav) bir beyanına göre de cennetteki yaştır ve bu yaşta akıl olgunluğa erişmiş olur. 40 ise ruhi olgunluk yaşıdır. Dolayısıyla peygamberlik için 40 yaşın seçilmesi tam bir olgunluğun oluşmasıyla alakalıdır.

    Efendimiz Neden Hira Dağı'na Gidiyor?

    Allah Rasulü (sav) bir varlık sancısı çekiyor. Kavminin yaşadığı dinden rahatsız. Atası İbrahim'in (as) tevhid üzere temellerini yoğurduğu Kabe'de putlar egemen. Her türlü adaletsizlik ve ahlaksızlık mevcut. Fakat nereden başlayacağını, ne yapacağını bilmiyor. Bundan dolayı vahiy gelene kadar hiçbir şeye itirazda bulunmuyor. Kendisi rahatsızlık duyuyor ancak bu rahatsızlığı dile getirmiyor. Asla kavmiyle cedelleşmiyor, tartışmıyor. Yapılan yanlışlara dil uzatmıyor. Hira'ya gidiyor ve orada tefekküre dalıyor, sancı çekiyor.

    İlk Emir "Oku" Mu..?

    İslam'ın ilk emri "Oku" değildir. İlk emir "Yaratan Rabbinin Adıyla Oku" şeklindedir. Eğer Allah adına okunursa o okuma istenen bir okumadır.

    Peygamberler ve Dağlar Üzerine..!

    Adem (as) küçük bir dağ olan Arafat'ta dünya hayatına başladı. Nuh (as) tufandan sonra Cudi'de yeni bir hayata başladı. Musa (as) Sina Dağı'nda olağanüstü hatıralar edindi. Beni İsrail'in 17 peygamberinin Kudüs'teki Zeytin Dağı'nda anıları var ve daha nicelerinin yaşamında dağlar hep vardı. Allah Rasulü'nün (sav) de Hira'da Sevr'de ve Uhud'da hatıraları var.

    Aslında Dağ Ne İşe Yarar..? ( Muazzam!)

    Aslında dağ, insanların içerisinden çekilmek için bir vesiledir. Dağ; insanların, meşgalelerinden uzaklaşıp tefekkür etmeleri adına kişiye imkan sağlayan bir zemindir. Aslında biz de çoğu zaman böyle şeyler yaşamışızdır... İnsan ne zaman biraz daha içine doğru yolculuk yapmak istese, durması ve mümkün mertebe o hayatın meşguliyetlerinin dışına çıkması icap eder.

    İman Değiştirir Arkadaş..!

    Eğer iman hakiki bir imansa fark edilmemesi mümkün değildir. Çünkü iman değiştirir ve dönüştürür. Eğer bir iman değiştirmiyor ve dönüştürmüyorsa o, Allah'ın istediği bir değildir.

    Risalet Davası Mensupları Hakkı İkame İçin Çalışırlar..!

    Bütün risalet davası mensupları bir şey yaparlar: Hakkın ikamesini yerine getirirler. Hakkın ikamesi batılın izalesidir. Batıl izale edilmeye başlanınca batılın taraftarları, yani yarasalar rahatsız olurlar. Karanlığı sermaye edinmiş olanlar aydınlığı bastırmaya çalışırlar...

    İlkler ve Sonlar..!

    İlk inen ayet "alak suresi ilk beş ayetidir."
    İlk inen süre "Fatiha süresidir."
    Son inen ayet Maide suresi üçüncü ayeti olan "Bugün sizin için dininizi kemale erdirdim ve üzerindeki nimetimi tamamladım. Sizin için din olarak İslam'ı seçtim.."
    Son inen sure ise "Nasr Suresidir."

    Müzzemmil ve Müddessir Süreleri Ne Anlatıyor..?

    Müzzemmil süresinde "kalk ve gecelerini imar et..!"
    Müddessir süresinde "kalk ve uyar..!"

    Müzzemmil Suresi'ndeki "kalk" emri içe yönelik bir emirdir.
    Müddessir Suresi'ndeki "kalk" emri ise dışa dönük bir emirdir.
    Zaten Efendimiz (sav) de bundan sonra hiç durmuyor..!

    Eğitim, Talim Ve Terbiye İçin 5 Mim..!

    1- Muallim
    2- Müteallim / Talebe
    3- Mektep
    4- Müfredat
    5- Menhec

    Eğitim, Talim Ve Terbiye İçin 5 Mim..!

    1- Muallim
    2- Müteallim / Talebe
    3- Mektep
    4- Müfredat
    5- Menhec

    İlk 27 Ayet ve 13 Emir..!

    İlk nazil olan ayet sayısının 27 olduğunu söylemiştik. Bu 27 ayette 13 tane emir var. Bu emirleri çok iyi anlamalı ve tıpkı sahabe gibi üzerimize alarak hayatlarımıza taşımalıyız.
    O 13 Emir ne mi ? Onu da siz okuyun kardeşim..!

    Daru'l Erkam Hakkında..!

    Bir müddet önce babası Abdulmenaf Erkam bin Ebi'l Erkam'ı Hind isimli bir hanımla evlendirmiş. Düğün hediyesi olarak da Mekke'nin en güzel evlerinden bir tanesini alıp oğluna vermiş.

    Tenbih..!
    İnsanların uykuda olduğu zamanlarda eğer dava adamı ayaktaysa o dava başarıya ulaşıyor.

    Daru'l Erkam - Daru'l İslam..!
    Bizim Daru'l Erkam dediğimiz o eve Sahabe Daru'l İslam diyor.

    Özel Davet ve Metodu..!
    Efendimiz hiç gizli davet yapmadı. Özel davet yaptı. Özel davet edilenler seçildi. En önemli özellikleri hepsinin ahlaklı olup mayaları temiz olmalarıydı. Çünkü onlar temsiliyet makamında olacaklardı.

    Daru'l Erkam Müfredatı..!

    1- Kuran ve Sünnetle Sağlam Akidenin İnşası..
    2- Akli Eğitim. (Yeni kavramlar)
    3- Ruhi Eğitim. (İradenin sağlamlaşması ve Kur'an ahlakı)

    Eviniz Daru'l Erkam'ın mı, Daru'n Nedve'nin mi Şubesi..?

    Şimdi biz Daru'l Erkam'ı anlamaya çalışırken diyoruz ki bu evin azıkları iman, Kur'an, namaz, ilim, gözyaşı, ahlak ve adalettir. Eğer bir evde bunlar varsa, o ev Daru'l Erkam'ın şubesidir. Yok eğer bir evde şer, küfür, günah, dedikodu, gıybet, yalan, iftira varsa, o ev de Daru'n Nedve'nin şubesidir. Dolayısıyla bir yerin hangi evin şubesi olduğunu ortaya koyacak şey isimlerinden ziyade o evin azıklarıdır.

    Abdullah ibn Mesud Ömer (Ra) İçin Ne Dedi..?

    Abdullah ibn Mesud (Ra) buyurdu ki: "Ömer'in iman edişi fetih, hicreti yardım/nusret, hilafeti rahmetti.."
  • "Ben ALLAH Teâlâ'ya ve onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kaderin -yani takdir edilmiş şeylerin- hayır olsun şer olsun, ALLAH Teâlâ'dan olduğuna inandım, öldükten sonra dirilip mahşer yerine gitmek de haktır gerçektir, ben şehadet ederim ki ALLAH Teâlâ'-dan başka ilah yoktur ve yine şehadet ederim ki Hz.Muhammed (S.A.V) ALLAH Teâlâ'nın kuludur ve peygamberidir."
    Büyük İslam İlmihali - 21