Memlekette yapılacak olan birçok işleri başarabilmek için çalışkan, disiplini, yüksek ahlâklı bir gençliğe muhtacız. Dün halife önünde el bağlayan, hünkâr huzurunda diz çöken adamların böyle bir nesli yetiştireceğine kani değiliz. Eski harflerle tutulmuş nottan ders çalışan bir darülfünun talebesine vatansız diyen, Ankara'nın havası zemmolundu diye inkılâbı müdafaaya kalkışan dünkü nesil mensupları sadece gösterişin zebunudurlar. Bu adamlar dün Abdülhamid'in sadık köleleri idiler. Bugün hepsi anadan doğma cumhuriyetçidir. Farzımuhal yarın Türkiye'de irtica veya komünizm olursa o zaman da hepsi kara softa veya kızıl bolşevik oluvereceklerdir, çünkü onlar için mesele yalnız "efendi değiştirmek"tir.
Bugün memlekette kadına karşı yanlış bir hava esiyor: Ya onun hukuku hiç tanınmıyor yahut da feminizm teranesi altında ona fevkalâde itibar ediliyor, âdeta imtiyazlı bir sınıf muamelesi gösteriliyor. Bunların ikisi de yanlıştır, ikisi de kadını manevî sukuta götürür. Birincisinin neticesinde kadın esarete, ikincisinin neticesinde de koketliğe düşer. Yalnız süs ve lüks düşünen kadın, kadına hakkı olmadan verilen fazla ve büyük değerin neticesidir.