Görkem YILDIZ

Görkem YILDIZ
@iamgorkemyildiz
Kendi halinde.
Moleküler Biyoloji ve Genetik
İzmir
3 okur puanı
Kasım 2025 tarihinde katıldı
Güvenmek “Genişlik”, Saygı Duymak “İlgisizlik” Değildir
“Birlikte olan iki kişinin baskıcı ve gergin bir ilişkisi varsa, aralarında tutku olsa bile buna aşk denemez. ‘Bu kişiyle birlikteyken özgür davranabiliyorum’ diye düşünebiliyorsak mümkündür aşk. Böyle bir aşk söz konusuysa, aşağılık duygusuna veya üstünlük gösterme ihtiyacına kapılmadan, sakin ve son derece doğal bir ruh hali içinde olabiliriz. Gerçek aşk böyledir. Öte yandan kısıtlama kişinin partnerini kontrol etmeye kalkışma zihniyetinin tezahürüdür, ayrıca güvensizlik hissi üstüne kurulu bir tavırdır. Sana güvenmeyen bir kişiyle aynı yerde bulunmak insanın tahammül edebileceği doğal bir durum değildir, öyle değil mi? Adler’in dediği gibi: ‘iki kişi iyi anlaşarak birlikte yaşamak istiyorsa, birbirine eşit kişiler olarak davranmalıdır.’”
Sayfa 113·Kitabı okudu
Görkem YILDIZ isimli okura yanıt verildi
Görkem YILDIZ
Günümüzde bazı arkadaş ortamlarında "Kimin sevgilisi daha çok kısıtlıyor/olay çıkarıyor" yarışı dönüyor. Sevgilisinin kıskançlık krizlerini anlatan bir kız, arka planda diğer kızlara şu mesajı vermeye çalışıyor: "Bakın, ben o kadar değerli ve vazgeçilmezim ki, sevgilim benim için çıldırıyor, beni kimseyle paylaşamıyor." Yani kıskançlık, bir sevgi kanıtından ziyade, sosyal bir statü ve rekabet aracı haline geliyor. Erkeklerin birbirini "gavat" diye damgalaması, tamamen sürü içi bir güç ve üstünlük rekabetidir. Doğru ve sağlıklı davranan erkeği bu şekilde yaftalayarak, kendi baskıcı ve ilkel tarzlarını "doğru olan" gibi göstermeye çalışırlar. Buradaki rekabet, "Ben kadınıma söz geçirebiliyorum, sen geçiremiyorsun, o halde ben senden daha erkeğim/üstünüm" rekabetidir.
Reklam
Güvenmek “Genişlik”, Saygı Duymak “İlgisizlik” Değildir
“Birlikte olan iki kişinin baskıcı ve gergin bir ilişkisi varsa, aralarında tutku olsa bile buna aşk denemez. ‘Bu kişiyle birlikteyken özgür davranabiliyorum’ diye düşünebiliyorsak mümkündür aşk. Böyle bir aşk söz konusuysa, aşağılık duygusuna veya üstünlük gösterme ihtiyacına kapılmadan, sakin ve son derece doğal bir ruh hali içinde olabiliriz. Gerçek aşk böyledir. Öte yandan kısıtlama kişinin partnerini kontrol etmeye kalkışma zihniyetinin tezahürüdür, ayrıca güvensizlik hissi üstüne kurulu bir tavırdır. Sana güvenmeyen bir kişiyle aynı yerde bulunmak insanın tahammül edebileceği doğal bir durum değildir, öyle değil mi? Adler’in dediği gibi: ‘iki kişi iyi anlaşarak birlikte yaşamak istiyorsa, birbirine eşit kişiler olarak davranmalıdır.’”
Sayfa 113·Kitabı okudu
Görkem YILDIZ
Kızlar arasında (ve genel olarak popüler kültürde) kıskançlığın ve kısıtlamanın bir "sevgi göstergesi" olarak kabul edilmesinin arkasında ciddi bir güvensizlik yatıyor. Eğer bir erkek kadının ne giydiğine, nereye gittiğine, kiminle konuştuğuna karışmıyorsa, bu durum "Demek ki beni umursamıyor, bana değer vermiyor" şeklinde çarpıtılıyor. Kişi, ancak partneri onun etrafına duvarlar ördüğünde kendini "değerli" ve "seçilmiş" hissediyor. Bu durum sevgi değil; erkeğin kendi yetersizlik duygusunu kadını kontrol ederek kapatma (üstünlük kurma) çabasıdır. Kendine güvenen, partnerine de sonsuz güven duyan ve ilişkiyi bir hapishane gibi yönetmeyen erkek, aslında içsel olarak çok güçlüdür. Ancak bu güce sahip olmayan diğer erkekler, kendi yetersizliklerini gizlemek için bu sağlıklı tavrı "genişlik" veya "ilgisizlik" olarak nitelendirip değersizleştirmeye çalışırlar.