Sen bekle elbet gün ışır
Şafaktan bir güneş doğar
Sonra mı ?
Sonrası s’en ve b’en
Ay ışığında gözlerin,
Gözlerimde..
Ve
Kulağında benden duyma ismin.
Bir zaman sonra insan, insan olmaya başlıyor. Benimde zamanım geldi sanırsam, 21 Mart 2024 bu tarih insan olmak için oldukça ideal bir tarih.
Gece ve Gündüzün eşit olduğu gün (ekinoks)
Baharın gelişi (nevruz)
Aşık Veysel’in ölüm yıl dönümü
Hz. Ali’nin ise doğum günü deniyor.
Peki benim için önemi nedir, uzunca bir süredir bunu sorgulayıp duruyorum. İş yerinden çıkar çıkmaz eve doğru yola koyulmuştum, her zaman ki tempoyla yürürken kendi iç hesaplaşmalarımla ve düşüncelerimle kavgalı bir ruh halindeydim. Kaç ekmek alsam, acaba evde yoğurt var mıydı düşüncelerini frenleyip, müziğin ritmine bıraktım kendimi.
Beni çok güzel yerlere götürdü kulağımda ki melodi, bana bir şeyi hatırlattı. Küçük bir ayrıntının içinde ki devasa bir gerçeği gösterdi.
Fedakarlığı, iyiliği, direnişi ve isyanı hatırlattı.
Çok geçmeden, metronun girişinde tartışan bir çifte rastladım henüz 20li yaşlarda ki bu çiftin hararetli tartışmasından birbirlerine aşık oldukları belliydi. Kız isyanlarında oldukça haklıydı kanımca, erkeği çokta haklı olduğu bir konuda uyarıyordu. Sigara içmesini istemiyordu, kendine bir iş bulup çalışmasını ve eskiden nasıl güçlü, çalışkan ve azimli biri olduğunu ona hatırlatıp duruyordu. Ama erkek durumdan sıkılmış olmalı ki ya da sevildiğinin farkında değildi bilemiyorum, kızı dinliyor ama anlamıyordu. Bir an için olur gibi oldular ama kızın babası geldi ve kız gitmek zorunda kaldı, sevdiği adama derin bakışlarla veda etmeyi ihmal etmedi. Tabi adam bu derinliğin içinde ki anlamı yakaladı yakalamasına ama ayrılığın acı reçetesiyle uzaklaşıp gitmek dışında elinden hiçbir şey gelmiyordu.
Onları kendi haline bırakıp, yürüyen