Zihnimizi serbest bıraktığımızda zihnimiz doğal olarak bizi bekleyen hayali sonuçlara koşuyor.Akıntıya karşı ilerleyen tekneler değiliz,sürekli geçmişe sürüklenmiyoruz.Aslında zihinlerimiz akıntının bir adım önünden gidiyor ve fırsat buldukça geleceği düşünüyor.
“Döktüğün varsa doldur.
Ağlattığın varsa güldür.
Yıktığın varsa kaldır.
Doğru gez.Dost gönlünü incitme.
Mürşide teslim ol.
Yalan söyleme,haram yeme.
Zina etme.
Elinle koymadığın şeyi alma.
Gözünle görmediğin şeyi söyleme.
Gelme gelme, dönme dönme.
Gelenin malı, dönenin canı.
Riya ile ibadet, şirk ile itaat olmaz.
Söylediğin meydanın, sakladığın senin.
Eline, beline, diline hakim ol.
Allah, eyvallah…”
Hacı Bektaş-ı Veli
Güç,birey olmaya çalıştığımız noktada bize kendimizi tanıtacak en kuvvetli durumlardan biridir.Güce sahip olurken bakmamız gereken yerlerden biri de babamızdır.Babanızla olan ilişkinize iyi bakın çünkü tanıdığınız ilk güç figürü babanızdır.Babanıza beslediğiniz duygularla güçlü olmakla ilgili düşündüğünüz her şey doğru orantılıdır.Baba evde gücü temsil ederken siz babanızdan razımısınız?Babamızla olan kavgamız bitmediyse ve biz ondan hala hoşlanmıyor ve onu anlamıyorsak doğru bir yolda değiliz demektir.