ibiaryu

Doğduğum günden beri ordudaydım. Artık değildim. Dışarıda olmak harika bir histi. Özgürlük gibi bir his. Hayatım boyunca hep biraz başım ağrımış ve ağrı dinene dek bunu hiç fark etmemişim gibi. Tek derdim geçinmekti. Özgürlüğümden ödün vermeden para kazanmanın bir yolunu bulmak kolay değildi. Altı aydır tek bir sent bile kazanmamıştım. Tek derdim buydu. Ama ona bunu söyleyecek değildim. Bunu bir sebep olarak görebilirdi. İnsanları soyarak dilenci hayat tarzını sürdürmeye karar verdiğimi düşünebilirdi.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
'' Neden çalışmıyorsun? '' Omzumu silktim. Açıklamaya çalıştım. '' Çünkü çalışmak istemiyorum. On üç sene çalıştım , hiçbir yere varamadım. Onların yöntemini denedim ve gerçekten hepsinin canı cehennem. Artık kendi bildiğim gibi yaşayacağım. ''
Kendimi dışarıdan izleyen bir seyirciye dönüştüm. İçinde bulunduğum durum soyut hale geldi.
Finlay şaşkın şaşkın bana bakıyordu. Anlattıklarım ona inandırıcı gelmemiş olmalıydı. Doğrusu , yerinde olsaydım bana da inandırıcı gelmezdi. '' Buraya bir gitaristi araştırmak için mi geldin? '' dedi. '' Altmış sene önce ölmüş bir gitaristi. Neden? Sen bir gitarist misin? '' '' Hayır. ''
'' Burayı seçtin? Saçmalama , '' dedi Finlay. '' Burayı nasıl seçebildin? Sadece bir isim. Sadece haritada bir nokta. Bir nedenin olmalı. '' Başımı salladım. '' Uğrayıp Kör Blake'i araştırırım diye düşündüm , '' dedim. '' Kör Blake de kim? '' Bir satranç bilgisayarının hamleleri değerlendirdiği gibi aklından türlü senaryonun geçtiğini görebiliyordum. Kör Blake arkadaşım mıydı , düşmanım mıydı , suç ortağım mıydı , akıl hocam mıydı , alacaklım mıydı, bana borçlu biri miydi , bir sonraki kurbanım mıydı?