Suskun dudaklardan döküldü birkaç kırık hece,
Bak, gökyüzü duru; yağmur var ince ince.
Her âşığın dilinde eski bir bilmece,
Yıl altmış yedi… Nâbi divanında bir gece.
Kadim yurdundan yükselen o huzurlu seda,
Zaman tam yerinde sanki… Ölüm de güzel bu havada.
Didârından dökülmüş o simsiyah saçların,
Gönlüme mühürlenmiş tek hakikat: adın.