Sosyal medyanın doğası kalpleri her an yara almaya müsait hâle getiriyor. Çünkü orada gördüğümüz şeyler çoğu zaman sahte mutluluk, beğeni kültürü ya da başkalarının hayatının parlatılmış bir kesiti oluyor. İnsan kendi hayatını bununla kıyasladığında, elindekiyle yetinemiyor,kalbi kırılmaya, eksiklik hissetmeye daha açık hâle geliyor. Bir fotoğraf, bir yorum, bir görmezden gelinme bile kalpte ince bir çizik bırakabiliyor. Çünkü sosyal medya, duygularımızı sürekli görünür ve ölçülebilir hâle getiriyor. Kaç beğeni, kaç yorum, kaç takipçi.. Bu ölçüler, kalbin en hassas yerini, yani değer görme ihtiyacını doğrudan hedef alıyor.