Beni çaresiz kılan, o zulmeden, o güçlü kişi, o diktatör değil; onları mümkün kılan düzene uyumum. Çaresizliğimi besleyen ortamın kurumları, bu kurumları içselleştiren inançlarımız, alışkanlıklarımız. Beni aldatarak, dünyanın halini unutturup şunu bunu satın aldırtan reklamlar, düzeni unutturan, paramı ve zamanımı yutan, hoş ve boş vakit geçirmemi sağlayan eğlence sanayii. Kendimle ilgili bilgileri medyaya yükleyerek, zevklerimi ve düşüncelerimi kaydedip kullananların gönüllü kurbanı olmam. Bizi ezen düzenin, bizi borçlu bırakan düzenin, bize kompleks veren, aşağılık kompleksi veren düzenin tüketicisi olmam... Onu satın alıyorum yetmiyor, bunu satın alıyorum yetmiyor. Bu kimliği, şu kimliği deniyorum olmuyor. Beni bu hale getiren kapitalizme kızarken yine kapitalizmin beni sınırladığı seçeneklerini tüketiyorum.
Göz boyayan cümleler diz boyu, ama iş eyleme gelince herkes bir kuytu.
Herkesin dili şair, herkesin sözü derin;
Fakat kimsenin yüreği, söylediği kadar serin değil.