Mustafa

Mustafa
Ash nazg durbatulûk, ash nazg gimbatul, ash nazg thrakatulûk agh burzum-ishi krimpatul.
Gelmemenin bir vakti yoktur. İnsan coşkuyla beklerken ne kadar zaman geçerse, o büyük günün yaklaştığına o kadar inanır. Bir yıl mı geçmiş? Ne yapalım, dersiniz, hazırlanması en az bir yıl sürerdi zaten… İki yıl mı geçmiş? Gelmesinin eli kulağındadır…
Sayfa 166·Kitabı okudu
Reklam
Yarınlar ne kadar karanlıksa, yarından ötesi o kadar aydınlıktı.
Sayfa 121·Kitabı okudu
“Anılarım mı? Mezarcı küreği gibi, güneşe toprak atmak benimkisi.”
Sayfa 113·Kitabı okudu
Aşk ilk günkü gibi kalabilir, heyecan da öyle. Aylar da geçse, yıllar da geçse. Hayat insana bıkkınlık verecek kadar uzun değildir.
Sayfa 109·Kitabı okudu
nikah basılır
“Hem zeki, hem güzel, hem sevecen.. hem de devrimci! Daha ne olsun?”
Sayfa 107·Kitabı okudu
Reklam