idil

Çok seviyordum onu; o kadar ki ortaya vurmaktan çekiniyordum; o kadar ki bunu belirtecek sözcük bulamazdım zaten.
Sayfa 369·Kitabı okudu
Reklam
Bakın, ben size yakışıklısınız, güzelsiniz, diyor muyum?.. Sizi bütün varlığımla sevdiğim halde? Ama zaten sizi pek çok sevdiğim için iltifat edemiyorum. Ne olur, siz de bana böyle iltifatlar etmeyin!
Sayfa 363·Kitabı okudu
Kalkıp giyinirken, gece olup bitenleri düşünüyor, düş mü, değil mi, bilemiyordum. Mr. Rochester'ı gene görüp de o sevgi bildiren, mutluluk umduran sözlerini yeniden duymadıkça gerçeğe inanamayacaktım. Saçlarımı yaparken aynada yüzüme baktım. Yüzüm artık alımsız, gösterişsiz değilmiş gibi geldi bana. Yüzümün ifadesi umut, rengi yaşam doluydu. Gözlerim de yaşam kaynağını görmüş, o ışıklı suların parlaklığını kapmış gibiydi. Çoğu kereler efendimin yüzüne bakmakta isteksizlik göstermiştim; çünkü onun benim yüzümü beğenmeyeceğinden korkmuştum. Şimdi ise onun sevgisini soğutmak korkusu olmaksızın yüzüne bakabileceğimi seziyordum.
Sayfa 360·Kitabı okudu
Fırtına sırasında efendim üç kez kapıma gelerek korkup korkmadığımı sordu. Bunun verdiği güçle, avuntuyla her şeye göğüs gerebilirdim.
Sayfa 360·Kitabı okudu