Ela

Ela
@iheardyoucalling
Yüreğim çalılara takılmış bir bez parçası şimdi.
Bakışlarının oku gelse göğsümü geçip çanda yatar. Kim ki kan içicidir, kan içer, kanda yatar. Gönül yüzünü seyredip saçında kaldı. Her ne yerde gece olsa garip orda yatar. Kapının eşiğini kaptırmamışsan feleğe ne olur, ey dost? Ayıp değildir bülbüle. Çünkü gül bahçesinde yatar. Kim bilir benim gibi nice düşkünün vardır. Her biri derdinle hasta olup dermanına yatar. Muhibbi kavuşma hazinesini arayıp bulamazsın. Başka yerde arama çünkü virane gönlünde yatar
Reklam
Neden ölmedim ki? Neden insanların en zavallısı olan ben unutkanlık ve huzurun kollarına bırakmadım kendimi? Ölüm, üzerlerine titreyen anne babalarının tek ümidi olan sayısız körpecik çocuğu alıp götürür; sayısız gelinler ve genç aşıklar bir gün sağlık ve ümitle ışıldarken ertesi gün solucanlara ve kabirde çürümeye yem olurken benim çamurumda ne varmış ki çarkıfelek misali işkencelerin ardı arkası kesilmezken bunca sarsıntıyı kaldırabilmişim?
Haberi yok. Yüzünü aylardır görmedim, sesini duymadım, adını anmadım. Ama bugün onun yüzünden bir kez daha parçalandım
Bir ademoğlu ölünce kalbine ne olur? Kan ve can çekilince ne kalır geriye? Zaferlerdir bir hükümdarın şanını yazdıran kalbinde ise zaferlerden fazlası vardır. Benim kalbim aşkla, dostlukla tepeden tırnağa şiir ve nura doğmuş yapraklarla doludur. Başım yıldızlı semada Göklerin karanlık, doymak bilmez ve dahi bereketli kara toprağın derinliklerindedir Karanlığım topraktandır Nurum ise göklerden. Ben Süleyman. Sultan Selim Han’dan olma, Valide Hafsa Ayşe Sultan’dan doğma. Hanedan-ı Ali Osman’ın onuncu padişahı. Cihana hükmeden. Doğuyu ve batıyı dize getiren. Topraktan gelen ve yine ona dönecek olan ben, Süleyman. Dostun sesi beni çağırıyor. Bir Ademoğlu ölünce kalbine ne olur? Kan ve can çekilince ne kalır geriye? Aklın yolları kifayetsiz bunu çözmeye. Sadece kalp bilir hakikati. Büyük bir şölen ve vuslat bu. Pek az kula nasip olacak muhteşem bir hayatın duası. Başımın üstünde sema, Dallarımın arasında bir ferah rüzgar. Köklerim en derinlerde. Ben Süleyman. Ne tahtı ne tacı, Sadece aşkı ve dostluğu alıyorum yanıma. Uyanmaya gidiyorum şimdi. Bilsin bunu Ademoğlu, Bilsin ve hatırlasın.
Alıntı
Yola çıkan Süleyman ben miyim, Aynı adam mıyım iki evladını gömüp dönen adamla? Bilirim ki devası yok, Bilirim ki bir zamanlar kalbimin olduğu yerde kara bir taş duruyor. Artık ne sevinçlere yer var ne de aşka. Bundan sonra, kalbimi ezen yükler var. Sapından tutup göğsümden çıkaramayacağım haçerler. Her gün yavaş yavaş zehirleyen, en derinlere saplanmış oklar. Ve hala yaşayanlar için, bu dünyada vicdanın cehennemi var.
Alıntı