Kurnaz insanların düşündüğünün aksine, özü
sözü bir insanların bu hayatta kaybedecekleri hiçbir şey
yoktur. Çıkarlarını doğruluklarının önüne koyanlar yalan
söylemeye de meyilli olurlar. Kurnazlar kaçınılmaz bir
şekilde daima yalancı, dürüstler ise cesur olurlar. Çünkü
doğruları konuşabilmek bir cesaret işidir.
Korkaklığı bilerek ve isteyerek seçenlere söylenecek söz
yok, gerçeği yüzü kızarmadan çarpıtabilenler zaten
karakterlerini çoktan yitirmişlerdir. İronik olarak; dürüstler
yalancılara, yalancılar da dürüstlere hayret ederler. Biri,
diğerinin karakterini nasıl yok sayarak yalan
söyleyebildiğine şaşırırken, öteki karşısındakinin nasıl olup
da bu kadar saf (!) olabildiğine şaşırır. Aslında dürüst
insanlar ne saf ne de aptaldırlar. Bu tür insanların şerefleri
istek, arzu ve çıkarlarının önündedir. Bir bireydeki şeref,
onur gibi değer yargılarının azlığı ya da çokluğu onun
kalitesini belirler.