İlayda Altıntaşoğlu

İlayda Altıntaşoğlu
@ilaydaaltintasoglu
Belki de değildi. Belki de Nora bu işi cidden beceremiyordu. Yaşamayı. Uzun saatler geçti. Nora bir amacı, var olmak için bir nedeni olsun istiyordu. Ama yoktu. İki gün önce yaptığı gibi, Bay Banerjee'nin ilaçlarını almak gibi ufacık bir amacı bile yoktu. Evsiz bir adama para vermek istedi ama hiç parası olmadığını gördü. "Boş ver gitsin hayatım, belki de hiç olmayacak;' dedi biri. Zaten hiçbir şey olmadı ki, diye düşündü Nora. Esas sorun bu.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Ama kendini yalnız hissediyordu. Nora yalnızlığın, temelinde anlamsızlık yatan bir evrende insan olarak var olmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu bilecek kadar varoluşçu felsefeye hakimdi ama onu gördüğüne sevinmişti.
Alıntı
Benim gibi düşünen biriyleyim
“Pek dindar olan annesine soracak olsanız, Tanrı'nın, geçmişi, şimdiki zamanı, geleceği bildiğini söyleyecektir. İyi ya, onu bu dünyaya gönderirken, günün birinde intihar edeceğinin de kesinlikle bilincindeydi öyleyse. Dolayısıyla bu intihar, onu şaşkınlığa, şoka uğratmayacaktır.”
Sonunda, merhaba
“Kendini vurmak, yüksek bir yapıdan atlamak, kendini asmak, bu seçeneklerden hiçbiri onun kadınsı doğasına uymuyordu. Kadınlar kendilerini öldürdüklerinde çok daha romantik yöntemler seçerler - bileklerini kesmek ya da aşırı dozda uyku ilacı almak gibi. Terk edilmiş prensesler ve Hollywood yıldızları bunun sayısız örneğini gözler önüne sermişlerdir.”
Alıntı